eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Nisan 2014 Perşembe

Çocuklu Bir Evde Olması Gerekenler



 
 Harun Emir çok şükür 3 yaşını doldurdu. Ve hala ev onun yaşına, isteklerine ve de ihtiyaçlarına göre düzenleniyor. Sanırım Büyüyüne kadar hatta bu evden ayrılana kadar da öyle olacak ki şu an onu bilmiyorum ama  iki çocuklu evlerde düzenler  büyük bir ihtimal daha bir ayrı düzenleniyordur. Yeni annelerimizin yada eski ama ihtiyacı olan annelerimiz olabilir diye yazıyorum bu yazıyı.
    Geçen gece aklıma düştü şu soru; Çocuklu Bir evde Neler olmalı,neler yapılmalı? 
    
    İlk olarak; Harun Emir emeklemeye başladığında  evde emekleme pozisyonu aldım. Emekleyerek gezdim tüm evi. Acaba emekleyen bir bebek için ne gibi tehlikeler mevcut? Bu şekilde ilk olarak  evin ihtiyacını ve pozisyonunu belirleyebilirsiniz. Bu yöntem misafirliğe gittiğinizde de çok işe yarıyor. Çocuğunuz başka bir evde uyuduğunda yatıracağınız odaya girdiğinizde emekleme pozisyonu alın. Uyandığında neler ile karşılaşacağını tespit edip oraları güven altına alabilirsiniz. Bu yöntem ile çok priz kablo vs. gibi şeylerin önlemini alıp içim rahat yatırabildim.

Çocuklu bir evde Neler olmalı, neler yapılmalı? sorusuna gelirsek;

*Çocuklu bir evde mutlaka vede mutlaka acil durum çantası bulunmalı. Ne olmalı bu çantada derseniz; bizim çantamızda ateş ölçer, ateş düşürücü,burun spreyi, burun aspiretörü,merhem,yarabandı, bepanten ve silverdin,kolonya,mendil vs. çocuğun ihtiyaçlarına göre...

* Mutlaka güvenlik önlemleri alınmalı. Küçükken prizlere dokunmayan, pencerelerle ilgilenmeyen çocuk biraz büyüdüğünde ilgili olabiliyor. Yani prizleri mutlaka priz kapağıyla kapatmalı, pencereler ve balkon kapıları çocuk kilidi ile güvenli bir hale getirilmeli. Sivri alanlar, dolap kapıları, klozetler vs. bunların hepsini güven altına almak gerekir. Merdivenli bir evde oturuyorsanız, merdivene çit koyabilirsiniz.

*Bıçak ve kesici aletler toplanmalı ve çocuğun ulaşamayacağı bir yere konmalı. Deterjan ,çamaşır suyu gibi kimyasallarda kilitli bir dolap yada yüksekçe bir rafa koyup çocuğun ulaşması engellenmeli. Biz, deterjan gibi kimyasalları  kullanmadığımız bir wcyi depo haline getirip orada muhafaza ettik.
  
* Banyoda lavaboya yetişebileceği yükseklikte bir tabure olmalı. Ve bu taburenin banyoda kalması gerektiği öğretilmeli yoksa heryere ulaşır.
* Mutlaka evde giremeyeceği alanlar olduğunu ve sınırları olduğunu çocuk bilmeli.
* Küçük yaşta çocuğa telefon,tablet,pc vs. verilmemeli  yada çok az verilmeli bu tarz şeyler çocuğun ulaşabileceği yerlerde olmamalı yada bunları almaması gerektiği öğretilmeli.

*  Evde çocuk gelişimi ile ilgili bir kaç kitap bulundurulmalı. İnternette bir çok şey var ama bazen nette olmayan tavsiyeleri kitapta bulabiliyorsunuz.
* Gece lambası, fener gibi aydınlatıcı aletler bulunmalı.
* Mutlaka güzel çeken ve hijyen sağlayan bir elektrik süpürgesi evde olmalı. Şimdiki doğan neslin çoğu alerjik olarak doğuyor. Bu yüzden süpürge çok önemli. süpürge yazım için tık tık

tabii bir adet de el süpürgesi gerek şu aralar çok ihtiyaç duyuyorum. Acaba kullandığınız iyi bir marka var mı?
* Çamaşır kurutma makinesi. Mütemadiyen çamaşır yıkanan bir ev olacaksınız yada  olmuşsunuzdur bile.
* Evde kurallar olmalı.


*Çocuğun ilgisini çekebileceği kitaplar,boyalar ve masal kitapları bulunmalı. Oyuncakları saymıyorum bile :) Biz bu aralar etiketli kitaplara bayılıyoruz.
* Leke çıkarıcıları unutmuyoruz :) 
* Tabii büyük bir sabrı da cebizimizde mutlaka taşıyoruz :)
Unuttuklarım yada benim de es geçtiklerim  mutlaka vardır varsa lütfen yazın ki uygulamaya koyalım.
tugbatugba

16 Aralık 2013 Pazartesi

Çocuklarda Korku



Harun Emir küçüklüğünden beri seslerden ürker. Bir çocuk bağırdığında korkar, elektrikli süpürgeden korkar, ani seslerden ürker, o kadar çok dinler ki uçak seslerini bile duyar. Biz onu telkin edip bu seslerin normal  olduğunu söylemekten ve sakin davranmaktan, bu korkuların bitmesini beklemekten  başka bir şey yapamıyoruz hali ile.  
İnternette biraz araştırdıktan sonra bu  makaleden çok hoşlandım hadi buyrun;

Birçok anne baba ve eğitimci, çocukların korkuları olduğunu bildikleri halde, çocukların bu korkuları hakkında yeteri kadar bilgi sahibi değildirler.
Korku çocukların görünen ve görünmeyen tehlikeler karşısında gösterdikleri doğal bir tepkidir. Korku bir nesneye, kişiye ya da bir olaya bağlıdır. Korkunun en önemli özelliği, korku veren uyaranın ani ve beklenmeyen bir durumda ortaya çıkmasıdır. Korkunun oluşumu, kişinin içinde bulunduğu çevrenin koşullarına, uyaranın şiddetine, geçmişteki yaşantılarına, o andaki fizyolojik ve psikolojik durumuna bağlıdır.
NEDENLER

Çocuk için yeni olan ve bilinmeyen her şey korku verir. 2-3 yaş çocukları yüksek seslerden, elektrik süpürgesinin çıkardığı sesten, gök gürültüsünden korkarlar. 3-4 yaşlarında bu korkulara annenin desteğini kaybetme, yalnızlık, yangın, kaza vb. olaylardan korkma eklenir. Bu yaş çocuğu için somut olayların yanı sıra hayal edilen şeyler de korku kaynağı olmaya başlar. Bunun nedeni çocuğun gelişmekte olan hayal gücüdür. Bu nedenle zeki ve üstün yetenekli olan çocukların korkuları daha çok ve çeşitlidir. 4 yaş civarında çocuğun korkularında yavaş yavaş azalma görülür.
5-6 yaşlarındaki bir çocuk masalların etkisi ile imgeleme dayanan nesnelerden korkar. Bu yaş çocuğunun çevre ile etkileşimi ve deneyimi artmıştır. Böylece tehlikeli olayları, durumları ve toplumun değer yargılarını öğrenmiştir. Hangi davranışlarının başkaları tarafından kabul edilmeyeceğini ya da onaylanmayacağını tahmin edebilir. Bu nedenle çocuk zaman zaman davranışlarının başkaları tarafından beğenilmeyeceği korkusunu taşır. 6 yaşta korkularda tekrar artma görülür.
Çocuk korkusunu ağlayarak, annesine sarılarak, bir yetişkinle birlikte bulunmak isteyerek, eşyaların arkasına saklanarak ya da sözel olarak açıkça belirtebilir. Çoğu kez iştahsızlık, uykusuzluk, gruba katılmak istememe, inatçılık, içe kapanma vb. davranışların altında yatan temel neden korkudur. Korku anında yüz sararır, nabız ve kalp atışları hızlanır, mide kasılır, kusma olabilir. Bazı çocuklar ise konuşurken kekelemeye başlarlar.
Çocuk korkuyu anne-babasını örnek alarak öğrenebilir. Annesinin köpekten korktuğunu gören çocuk, annesi gibi köpekten korkmaya başlar. Ayrıca çocuğa anlatılan korkulu masallar, eğitimde korkunun etkin bir araç olarak kullanılması, çocuğun aşırı derecede korunması, çocuğun geçirmiş olduğu kaza, deprem, sel, kavga, yaralanma, ölüm vb. yaşantılar da çocukta korku başlatabilir ya da mevcut korkuların uzamasına neden olur.
ÖNERİLER
Çocukta korkunun uzamasını ve olumsuz etkilerini önlemek için korkunun nedenleri araştırılmalı ve bu nedenler ortadan kaldırılmalıdır.
Anne-babalar çocukların korkularını yok saymamalı, asla küçümsememeli ve alay etmemelidirler.
Korkuları olan çocuğa sabırlı davranmalı, korkularını yenmesi için zaman tanınmalıdır.
Aşırı koruyucu bir tutum ile çocuğu her şeyden korkar hale getirmemelidir.
Çocuğa "Aman düşersin!", "Sen tek başına karşıya geçemezsin" vb. sözlerle çevrenin tehlikelerle dolu bir yer olduğu duygusu aşılanmamalıdır.
Fiziksel temasın çocuğun korkusunu kontrol altına almasında yardımcı olacağı unutulmamalıdır.
Çocuğun arkadaş grubuna girmesine ve öz güven duygusunu geliştirmesine yardımcı olunmalıdır.
Çocuk korkuları konusunda, konuşmaya hazır olduğu zaman onunla açıkça konuşulmalıdır
Çocuk korktuğu şeye yavaş yavaş alıştırılmalıdır. Örneğin denizden korkan bir çocuğun önce uzaktan denizi ve deniz kenarında oynayan çocukları izlemesine imkân verilmelidir. Daha sonra çocuğun önce deniz kenarında oynaması, sonra ayaklarını ıslatması ve yavaş yavaş denize girmesi sağlanmalıdır.
Çocuklara korkulu masallar anlatılmamalı, korkulu filmler izletilmemelidir.
Korkuyu hafifletmek amacıyla "Erkek adam hiç korkar mı?", "Sen artık kocaman oldun" gibi sözlerden kaçınılmalıdır.
KORKU ASLA BİR DİSİPLİN ARACI OLARAK KULLANILMAMALIDIR!
Korku çocuğu uyarır ve tehlikelerden uzaklaşmasını sağlar. Böylece çocuk birçok tehlikeden kendisini korur. Ancak korkunun çok olması ve yoğun yaşanması çocuğu rahatsız eder. Anne-babanın alacağı eğitsel önlemlerle çocukluk korkularının azalması beklenir. Ancak anne-baba ve öğretmenin hatalı yaklaşım ve davranışları çocukluk korkularının ergenlik hatta yetişkinlik dönemine kadar uzamasına neden olabilir. Korku çocuğun yaşamını engelleyecek düzeyde ise davranış bozukluğu olarak değerlendirilir. Bu durum uzman tedavisi gerektirir.
Çocuk Korkularını Önemseyin!
Korku, küçük yaşlarda yenilmediği zaman çocukta, zeka geriliği, aşırı sinir, hiperaktiflik veya içine kapanıklık (otistik), uyumsuzluk ve hassasiyet gibi tehlikeli rahatsızlıklar başlayabiliyor.
Korkuyu besleyici davranışlardan kaçının
Uzmanlar, aileleri, korkularından dolayı çocuklarını ayıplamaktan kaçınılması ve korkunun üzerine ‘çivi çiviyi söker´ yaklaşımıyla gidilmemesi konusunda uyarıyor. Çocuklarda korkunun, bebeklik döneminden başlayıp 4 yaşında doruğa ulaştığını belirtilerek ‘erkek çocuk korkar mı, koskoca adam olacaksın´ gibi sözlerin korkuyu beslediğine dikkat çekildi.
Bebeklik dönemine dikkat
Uzmanlar, çocuğun bebeklik döneminde her şeyin ürküntü verici olduğunu dile getirerek, alışılmamış bir nesne, yabancı bir yüz, yanına getirilen bir bebek, acıkma, susama veya altının ıslanması gibi nedenlerin çocukta korku duygusunu geliştirdiğini kaydetti.
Korkularla alay etmeyin
Uzmanlar, şu önerilerde bulunuyor; ´Aileler ve eğitimciler, çocuğun korku tepkileri karşısında sert tepki göstermekten uzak durmaları gerekir. Genellikle korku duygusu ortaya çıktığında ailelerin ‘erkek çocuk korkar mı, koskoca adam olacaksın´ gibi sözleri, korkuyu azaltmaz, aksine besler. Korkularından dolayı çocuğu ayıplamaktan, utandırmaktan kaçınılmalı, korkularla alay edilmemelidir. Korkunun üzerine gitmekten mutlaka kaçınılmalıdır. Ev içinde korkutucu bir nitelik, araç veya gereç olup olmadığı iyice araştırılmalı, çocuk eğer oyundan ve arkadaştan yoksun ise bunlara olanak yaratılmalıdır. Aşırı kollayıcı tutkuları gevşetmek, çocuğun kendi işini kendisinin görmesine katkı sağlanmalı. ‘Çivi çiviyi söker´ mantığıyla harekete geçip korkuları bastırmaya, bir korkuyu başka bir korkuyla yenmeye çalışılmamalıdır. Karanlıktan korkan bir çocuğu, karanlık odaya sokmaya
kalkılmamalı, karanlık odaya birlikte girilmelidir. Köpekten korkan bir çocuğa, çoban köpeği okşatmak korkuyu artırır, ama işe yavru bir köpekle başlarsanız, çocuktaki korku duygusunu en başından yenmiş olursunuz
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...