çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ekim 2014 Pazartesi

BİZDEN HABERLER

Yine kayboldum ara ara kayboluyorum biliyorum ama amaçsız bir yoğunluğum söz konusu... Hamileliğimden dolayı yorgunluğum da...
Blogları da çok gezemedim bu aralar... Ama ufak ufak yeniden  dönüş yapacağım inşaallah...

* Hamileliğimize gelince 24+6 haftalığım 64 kg. bu sıralar aniden kilo aldım belirlediğim hedefe 6 kg ve süre açısından da neredeyse 3 ayım söz konusu umarım belirlediğim kgmı aşmadan hayırlısı ile hamileliğimi de atlatabilirim. Aslında zevkli aylara geldik. Bebeğimi hissedebiliyorum, karnım sen hamilesin diyor, ilk aylarda yaşadığım sorunlar kısmen geçti... Sadece kıyafetlerim olmaz oldu bu sorun oluşturuyor ve sağolsun modacılar bu hamilelere modası geçmiş ürünleri giydirmeye çalışıyor ve ben bunu reddedincede kıyafetsiz kalıyorummmm. Umarım sonuna kadar da sorunsuz bir hamilelik geçiririm.
* İsim konusunu hala düşünüyoruz. Heheh cinsiyetini size söylemedim değil mi Harun Emir'in nasip olursa bir kız kardeşi olacak inşaallah. Detay ultrasona girmeden söylemek istemedim. Geçen  hafta detay ultrasona girip bebeğimizi kontrol ettirdik. Sağlık açısından teknolojinin verdiği sınıra kadar bir problem gözükmedi. Umarım bir sorunla da karşılaşmayız inşaallah.  
Yani kız isimleri arıyoruz a dostlar. 
* Harun Emir kreşe devam ediyor. Oldukça alıştı, yemek yemeğe başladı( bu yemek ve kreş konusunu  ayrıca üst başlık olarak yazacağım. Çünkü yeme problemi olan bir çok çocuk var biliyorum yalnız değilim...) ve artık ev ona az geliyor. Şu an tek derdimiz hasta olmaması için uğraşmamız  yan ürün ve de şuruplarla takviye ederek önlemeye çalışıyoruz. 
* Bu Hafta kuzenim evleniyor. Kuzenlerimle bir bahçede aynı evde büyümüş gibi büyüyünce kardeş gibi oluyor insan. Bu hafta  Kına ve nikahımız var. Haftaya da elazıgda düğün maalesef elazığa durumumdan dolayı katılamayacağım. Ama Allah nasip ederse kına ve nikaha bomba gibiyiz inşaallah. Kumaşlarımdan birisi kına için dikiliyor bile. 

*  Havalar soğudu. Bugün İstanbul fena yağmurlu ve karanlık  en azından bizim buralar böyle. Ama yinede herkese hayırlı haftalar diliyorum. Mutlu olun, umutlu olun, gülün...  canınız sıkkınsa çikolata yiyin :) sıcak bir kahve için yanına çikolatalı bir kek götürün. Bugün kütüphanenizin karşısına geçip rastgele bir kitaın rastgele bir satırını seçin ve okuyun sonra gülümseyin :) hehehe çok romatik oldu havadan havadan :)
tugbatugba

5 Ağustos 2014 Salı

Yakında 4 kişilik bir aile olacağız inşaallah...


* Doğru duydunuz Rabbim nasip kısmet ederse bir 6 ay sonra 3 kişilik ailemiz artık 4 kişilik olacak. 
Şuan 11+6 hafta 59,5 kilodayım. Hiç birinci hamileliğim gibi geçmiyor. Harun Emirde nasıl çok  rahatsam bu hamileliğimde bir o kadar yerlerde sürünüyorum. Şuan normal rahatsızlıklardan başka önemli bir durum söz konusu değil çok şükür.
* Bu aralar neler yapıyorum derseniz; Harun Emir bir buçuk aydır bir türlü iyileşemedi bir iyileşiyor başka bir şey çıkıyor şimdi alerjik bronşit olmuş elimde ateş ölçer çocuk kovalıyorum. Bu arada kreşe devam. Yerlerde sürünüp gecenin bir yarısı elma soyup elma yiyorum. Sabahları öğlene kadar yemek yemeyen ben kalkar kalmaz kahvaltı yapıyorum. Mide bulantım mütemadiyen 7/24 devam. Yemesem bulanıyor yedikten sonra da bulanıyor. Ne yapacağımı şaşırmış durumdayım. Güya bu haftadan sonra azalacakmış hadi bakalım bakıp göreceğiz inşaallah. 
* Yani bu aralar diziler mide bulantısı ve sıcaktan baygınlık geçirme roterine uğrayıp yavaş ilerliyor. Bir sonraki yazım Game Of Therones hakkında olacak inşaallah. Dizilerde yarım bıraktıklarımı tamamlama dönemindeyim. The Vampires Diaries 5. sezonun bir kaç bölümünü izleyip bırakmıştım Ian Somerhalder hatırına sezonu bitirme kararı aldım. Kore dizilerinde de Angel Eyes yarım kaldı onu da bitirmem gerek. haydi bakalım :) 

ve Son söz
Tüm kalbimizle... Tüm kalbimle Filistindeki kardeşlerimin yanındayım...
Artık dursun bu kıyım...
tugbatugba

30 Haziran 2014 Pazartesi

Harun Emir, Havale Ve Havale Korkusu ile Yaşamak

     Çok üzgünüm...
     Şükrediyorum... 
     Stresliyim...
     Cumartesi günü evladım bıcır bıcır  şarkı söylerken bir anda sustu bir baktık ki havale geçiriyor.   Evet biraz ateşi vardı ama uzun zamandır ilk defa geçirdiği için beklemiyorduk ki... Bu arada ateşi 38,3 idi.Hastanede 39,3 ani iniş /çıkış...
     İlk havalesini 1 yaşında geçirmişti(38,6 ile) ve çok telaş etmiştik.Kıştı, Kar yağıyordu,yollar kapalıydı, arabalar çalışmıyordu. Zorla arabayı çalıştırmıştık ki eşim den Allah razı olsun o tüm zorluğu gögüslemişti. o geceyi unutmak için neler yaptık.
     Bu sefer sakin olmaya çalıştık ki evladının o halini görüp sakin olmak biraz zor ama... Bizim gibi ailelerin çok olduğunu biliyorum. Bizim gibi henüz ilk havalesini geçirmiş bir çocuğunuz varsa ve bizim gibi ilkinde telaş etmişseniz aşağıdakileri uygulasanız belki daha rahat bir nöbet geçirtebilirsiniz diye yazıyorum bu yazımı aslında. Çünkü Allah düşmanıma öyle bir şey vermesin çok kötü bir durum evladını o şekilde görmek. 
     İlk önce çocuğun ateşli olduğunu kabulümüz kaç derecede başlar ona bakalım. Makattan yapılan ölçümlerde 38 derece üzeri, ağızdan 37.5 , koltuk altından 37.2, kulaktan 38 derecenin üstündeki değerler ateş olarak kabul edilmelidir. Ben koltuk altından ölçüyorum ve eğer ateşi 37 olduğunu görüyorsam direkt alarma geçer ateş düşürücüsünü verip Harun Emir'i serin tutmaya çalışıyorum. Bu durum  biraz çocuğunuzun vücudunu tanımanızla alakalı. Ateşi normal durumlarda kaç hasta olacağı durumlarda kaça geçiyor bunu zamanla öğreneceksiniz. Bir de havale durumu biraz hassas çocuklarda meydana geliyor ani ateş çıkmaları durumunda. Bizde Ani inip çıkmalar çok fazla var. Ve tabii ki ailenizde havale geçirmiş var ise riskli durumdasınız.  


      Havale geçiren bir çocuğa ne yapılmalı?
     *Sakin olmaya çalışın (ki bu çok zor ama) sakin olmak atak süresini kısaltırmış ki ikincisinde bunu gördük.
     * Atağı durduramazsınız bunu biliyorsunuz değil mi?
     * Evladınızın başını yumuşak bir  yastığa koyun ve yan yatırın sakince onunla konuşun 'geçecek, bitti, iyi olacaksın' gibi telkinler verebilirsiniz bu sizi de rahatlatır.  
     * Yan yatırdığınızda nefes kontrolü sizde olacak rahat nefes aldığından emin olun sesler çıkaracak ağzından köpük gelebilir ama sakin olmaya devam edin nefes alıyor değil mi?
     * Atağın geçmesini bekleyin. Birazdan gözlerini açmaya başlayacak. Ona adıyla seslenin geçtiğini iyi olduğu telkinlerinde bulunun.
     * Yine sakince en yakın hastaneye gidin.
     * Uyuma meğilli olabilir uyuyabilir. 
     * Dili tutuk olabilir ama tepki verecektir merak etmeyin elimi sık dediğiniz elinizi hafifte olsa sıkacaktır. Yavaş yavaş hepsi geçecek...
     * Yarım saat için de Allah' ın izni ile de açılacaktır merak etmeyin...

       Biz ikinci ateşli havale geçirdiğimiz için bir çocuk nöroloğuna göstereceğiz inşallah. Doktorlar normal bir şey sakin olun  dese de insanın içine sinmiyor. Genelde bir şey çıkmazmış dense de tedbir bizden takdir Allah'tan. Soğuk havale geçirirse evladınız bu problemmiş. Sıcak havaleden bir şey olmazmış. 
      Yazarken bir daha yaşasam da belki ihtiyacınız olursa diye yazıyorum.
      Çantanızda her daim çocuğunuzla alakalı ilaçlar ve ateş düşürücüler/ ölçücüler bulun malı bu sizi daha güvenli durumda tutar. İçiniz ferah olur.  Ben acil durum çantası taşırım içinde ilaçları burun spreyleri ateş ölçerlerin, yara bantlarının  vs. ihtiyaçların bulunduğu...
     

      6 yaşına kadar riskli bölümdeyiz Harun Emir henüz 3,5 yaşında. Her hasta olduğunda diken altındayız. Ateş havale geçirmesini tetikliyor çünkü. Rabbim bir daha yaşatmasın. Rabbim evlatlarımıza sağlık sıhhat nasip eylesin. 

tugbatugba

29 Nisan 2014 Salı

Çok Üzgünüm...

Üzgünüm çok üzgünüm...
 Aslında denilecek ne bir kelime ne de sözcük var....
 Aslında denilecek çok söz ve de çok sözcük var... 
Ama kelimeler kifayetsiz... Maalesef kelimelerin bir değeri kalmadı...
Rabbim sabırlar versin kuzucukların ailelerine. 
Bende bir anneyim yüreğim acıyor. Evlatlarımızın dizi bile kanasa yüreğimiz parçalanıyor. Bu kuzucuklara nasıl kıyılır. 
Ölmesin artık çocuklar. 
Bu pis, iğrenç, akıl özürlü insanların artık ağır cezalarla cezalandırılması gerek KISAS gerek KISAS. Artık Türkiye'de idam kararları düşünülse diyorum. İdam geri gelsin diyorum. Cezalar ağırlaştırılmalı diyorum.
Başka ne diyeyim Allah'ın Laneti üzerlerine.

Allah'a ve Resûlü'ne karşı savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuğa çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri, asılmaları ya da elleriyle ayaklarının çaprazca kesilmesi veya (bulundukları) yerden sürülmeleridir. Bu, dünyadaki aşağılanmalarıdır, ahirette onlar için büyük bir azab vardır. Maide 33

Ey iman edenler! Öldürmede kısas size farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın. Ama her kim, ölenin kardeşi tarafından bir şey karşılığı bağışlanırsa, o zaman örfe uyması, ona diyeti güzellikle ödemesi gerekir. Bu, Rabbiniz tarafından bir hafifletme ve bir rahmettir. Her kim bunun arkasından yine saldırırsa, artık ona acı veren bir azab vardır. 
Bakara 178

Kim bir mü’mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedî kalacağı cehennemdir. Allah, ona gazap etmiş, lânet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.
Nisa 93
tugbatugba


28 Nisan 2014 Pazartesi

İzlediğimiz Çizgi Filmler




          Hazır çizgi filmlerden açılmışken. Harun Emir şu sıralar neler izlediğimizi yazmak istedim. Her çocuk yaşına ve dönemine göre bazı çizgi filmler izler. Maalesef keşke çok izlemeseler ama metropol çocuklarının yapacak pek bir şeyleri yok. Hele ki hava kötü olduğunda. Biz ailelere düşen görev de sanırım çocuğumuzun neler izlediğini kontrol etmek. Bu da beraber izlemekten geçiyor. Ben ve Harun Emir koltuğumuza yayılır bazen mısır patlatır anne oğul çatır çatır çizgi filmlerimizi izleriz. Bazen çizgi filmde olan şeyler hakkında konuşur bazen de olayları yaşamımıza almaya çalışırız.

Bazen Mine'nin hayalleri beni korkutsa da. Canım kardeşim güzel bir aile çizgi filmi hele ki Galip benim favorim.


 
Harun Emir'in Tom ve Jeryy' yi izlemesi aslında hoşumuza gidiyor.  Bu kadar çizgi filmin arasında bunu sevmesi de bizi mutlu ediyor. Böylelikle ailecek çocukluğumuza dönüyoruz. Bazen eşimle sahneleri birbirimize hatırlatıp gülüyoruz.
Mıckey'nin evi. Harun Emir büyüdüğü için olsa gerek az biraz  Disney junıor kanalına doğru kaymaya başladık. Mıckey' in evi de güzel bir çizgi film.


Favorilerimden biri. Hele ki şarkıları ve ses tonu yok mu. Evet itiraf ediyorum ben bu çizgi filme bayılıyorum. Harun Emir mi? evet o da seviyor :)


Bu nereden çıktı demeyin. Harun Emir'in en sevdiği çizgi filmlerden biri. Prenses Sofıa.



Can örnek çizgi filmlerden biri. Aile toplantısı kavramını Can'dan öğrendik. Oturup birbirimize görevler veriyor sohbet ediyoruz.
Her çocuğun bir dönem sevdiği çizgi filmler arasında geliyor Cailluo. Yiğenim büyürken de izliyorduk bu çizgi filmi. Evde baba çorbaya kadar yapıyor maaşallah. Bir bal kabağını alıp 'Hımmm ben bundan güzel bir çorba yaparım' repliği hala kulaklarımda :) Türk erkeğine pek uymayan bir baba figürü ama... Yine de seviyoruz Cailluo seni. Harun Emir'in kreşe gitmek istemesinde büyük rol oynadı. Kreş arayışındayız bu arada.    
Dr. Mcstufinnis Hayal dünyasında oyuncaklarla konuşan ve oyuncakların doktoru olan küçük bir kızdır. Kırılan ve tamire ihtiyacı olan oyuncakları arkadaşları ona getirir ve o da tamir etmeye çalışır.  
Aklımıza bunlar geldi. Peki sizler nerler izlersiniz?
tugbatugba

26 Nisan 2014 Cumartesi

Pororo

The greatest Love ile tanıştım ben pororo ile... Yumurcak tv de görünce sevindim:) güzel bir çizgi film vatana millete hayırlı olsun.

Pororo kuzeyde yaşayan bir penguendir. Bir çok arkadaşı ile birlikte eğlenceli dakikakalar geçirmektedir. Harun Emir'le biz eğlenerek izlemeye başladık bile. 


Pororo Güney Korede anaokulu çağı çocuklarının arasında çok popülermiş. Sanırım bizim pepee gibi.


Bir çok oyuncağı var netten araştırdığıma göre. Dizide mıknatısı ve mikrofonuyla karşımızdaydı.




22 Ekim 2013 Salı

Tuvalet Eğitimindeyiz...

     Uzun zamandır yazamadım biliyorum ama her zaman bir bahanem var benim :)
     Yaz başından beri tuvalet eğitimindeyiz. Neden buna Tuvalet eğitimi demişler onuda anlamıyorum ya! Hadi neyse...
     Ocak 2014 te 3 yaşını dolduracak olan Harun Emir için yaz başında artık bezi bırakması gerektiğine  karar verdik. Sağolsun büyüklerde hiç boş durmuyor devamlı 'bu çocuk hala bezlimi sen şu zamanda söyledin, şu da şu zamanda söyledi ne kadar geciktiniz böyle'gibi cümlelerle olaya girdikleri için birazda rahatsız olduk.
    Sakın zorlamayın;
    Karar verildikten sonra artık sıra alıştırmadaydı. Lazımlıklar alındı, klozet de çok cici durumuna getirildi. Her şey toz pembe yüzümüzde haddinden fazla gülücükler... Hatta lazımlığa oturduğu anda çamaşır makinesiyle oynanmasına bile izin verildi ki yeter ki otursun. İlk önceleri birkaç gün oturdu hatta kakasını bile yaptı. Benim ağzım üç metre açık izliyorum. Lazımlık başında şarkılar, türküler... Duyduğum ve okuduğum kadarıyla çiş kısımını geçtim kaka olayı başka bir meseleymiş. Çocuklar korkarmış, yapmak istemezmiş, ağlarlarmış vs. Dedim Harun Emir de biz bu olayı çok rahat atlatacağız.
     Meğersem bu ön gösterimmiş.
     Sonra oturmak istemedi. Ne de olsa yaz başındayız yavaş yavaş alışır hem millet 'ben bir haftada öğrettim' diyor herhalde bizde bir haftada öğretiriz dedim. Bir süre peşini bıraktım. Sonra yeniden başladık.   Bir türlü oturtamadım. İnat edip durdu. Sonra bir süre oturmaya karar verdi yalnız süremizi biraz kısa tutup sanırım çocuğu bunalttık ki yine oturmak istemedi. Tabii bizde biraz sinirler gerilmeye başladı az az zorlamalara başladık. Bu süre en azından bizim için yaz sonuna kadar devam etti.
     Sonra Harun Emir ağlamaktan kendini bronşit etti. Sonra hastalıklar birbirini izledi.  Ardından alerjik reaksiyonlar başladı; tıkanmalar, grip olmuş gibi süre gelen semptomlar  ki hepsi alerjik reaksiyonlardan kaynaklanıyor. Bu arada kreşten aldık. Onuda atlattık derken üzerine bir de mandalinadan gelen kurdeşen eklenince biz iyice tuvalet eğitimini saldık.
     Sonra bir gün doktoruna götürdük. Artık bezi bırakması gerektiğini Harun Emir'e söyleyince bizde ışıklar tekrar yanmaya başladı. Harun Emir'e devamlı bu sözü hatırlatarak işi sıkmaya karar verdik. İlk zamanlar bezle alıştırmaya çalışıyordum sonraki bu denememde bezsiz, ya alıştırma çamaşırıyla yada kendi çamaşırıyla denedim ki kendi çamaşırıyla daha rahat etti. Hatta bunun ne kadar rahat olduğunu her sabah birbirimize gülerek hatırlatıyoruz. Üç haftadır bu işle sıkıca uğraşıyoruz ve Harun Emir iki gündür tuvaleti geldiğinde kendisi söylüyor. Kaka işi henüz düzene girmiş değil. Sherlock Holmes gibi peşindeyim :)
     Benim gibi olanlar yılmayın peşine düşün elbet öğrenecekler.
 
     Biz çok zorluk çektik ki biliyorum benim gibi nicesi var. Hala da çekiyoruz düzene girmiş değiliz daha gece uykularını bölmedim wc için...
     Bizim gibi olanlara kolay gelsin... kuru günlere ve gecelere...
tugbatugba
     

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...