1 Ocak 2009 Perşembe

SÖZ BİTTİ...



NE DEMELİ Kİ ŞİMDİ...
BELA MI OKUMALI NE DEMELİ...
SÖYLEYECEK SÖZ BULAMIYORUM...
VAR ASLINDA VARDAA...
BUNU BİR İNSAN NASIL YAPABİLİR... BUNU YAPANLAR İNSAN MI ACABA!
BU RESMEN GÖZ GÖRE GÖRE İNSAN KIYIMIDIR...
BU İNSANLIK HAKLARINA BÜYÜK SALDIRIDIR (Kİ MAALESEF ORALARDA BÖYLE BİR HAKKIN OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM...)
FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZİN YANINDAYIZ...
MAALESEF SADECE DUA İLE... SESİMİZİ ÇIKARDIĞIMIZ MEYDANLAR İLE.... VE ŞU KÜÇÜCÜK İNTERNET PENCERESİ İLE... BAŞKA NE YAPILABİLİR İSE ONUN İLE...
İSRAİLİ BÜYÜK BİR ESEFLE KINIYRUM... VE HİÇ BİR ŞEY YAPMAYANLARA, GÖZ GÖRE GÖRE BU NOKTA NOKTA KIYIMI GÖRMEYENLERE DE ÜÇ NOKTA KOYUYORUM BUYRUN SİZ DOLDURUN...


"Gerçek şu ki, Biz Tevrat'ı, içinde bir hidayet ve nur olarak indirdik. Teslim olmuş peygamberler, yahudilere onunla hükmederlerdi. Bilgin-yöneticiler (Rabbaniyun) ve yüksek bilginler de (Ahbar), Allah'ın kitabını korumakla görevli kılındıklarından ve onun üzerine şahidler olduklarından (onunla hükmederlerdi.) Öyleyse insanlardan korkmayın, Benden korkun ve ayetlerimi az bir değere karşılık satmayın. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, kafir olanlardır." (Maide Suresi, 44)


. Ve İsrail onun mirasının sıptıdır (soyudur); ismi orduların Rabbidir. Sen Benim topuzum ve cenk silahımsın; ve seninle milletleri kıracağım; ve seninle ülkeleri helak edeceğim. Ve seninle atı ve binicisini kıracağım. Ve seninle cenk arabasını ve binicisini kıracağım; ve seninle erkeği ve kadını kıracağım; ve seninle kocamış adamı ve genci kıracağım; ve seninle genç adamı ve ere varmamış kızı kıracağım; ve seninle çobanı ve sürüsünü kıracağım; ve seninle çiftçiyi ve çiftini kıracağım; ve seninle valiyi ve kaymakamı kıracağım. (Yeremya, Bab 51/19-23)

Ele geçen her adamın gövdesi delik-deşik edilecek ve tutulan her adam kılıçla düşecek. Yavruları da gözleri önünde yere çalınacak, evleri çapul edilecek ve karıları kirletilecek. (İşaya, Bab 13/15)

İhtiyarı, genci ve ere varmamış kızı ve çocuklarla kadınları helak için vurun, gözünüz esirgemesin ve acımayın. (Hezekiel, Bab 9/5-6)

Onların her şeylerini tamamen yok et ve onları esirgeme; erkekten kadına... çocuktan... emzikte olana... öküzden koyuna, deveden eşeğe kadar hepsini öldür... (I. Samuel, Bab 15/3)

Ve Allah'ın Rab onları senin önünde ele vereceği ve sen onları vuracağın zaman; onları tamamen yok edeceksin; onlarla ahdetmeyeceksin (antlaşma yapmayacaksın) ve onlara acımayacaksın. (Tesniye, Bab 7/1-3)

HİÇ RAB BUNLARI DER Mİ BU CAHİL CÜHELALAR İŞTE BU YÜZDEN BU MİLLETİN ÜZERİNE GİDİYORLAR ACIMADAN KATLEDİYORLAR...


LÜTFEN BUYRUN BİRDE ŞUNLARI OKUYALAIM:

* Musevilerin bugün okumakta oldukları Tevrat, -Kuran'da bildirildiği üzere- tahrif edilmiş, bazı Yahudi din adamlarınca eklemeler ve çıkarmalar yapılmak suretiyle aslından uzaklaştırılmıştır. Buna rağmen bugünkü Tevrat'ta, Hak Din'e uygun pek çok ifade de yer almaktadır. Allah'a içten yönelmek, teslimiyet, şükür, Allah korkusu, Allah sevgisi, adalet, şefkat, merhamet, zulme ve haksızlığa karşı koyma gibi pek çok Hak Din özelliği Musevilerin bugün okumakta oldukları Tevrat'ta da mevcuttur.^

* Ancak, insanlar tarafından türlü menfaatler uğruna değiştirilen Tevrat'ta, kan dökmeye, toplu katliamlara, acımasızlığa teşvik eden izahlar da bulunur.

* Bugün Yahudilerin söz konusu izahlara göre bir din anlayışı benimsemeleri yani geçmiş zamanların şartlarına göre yazılmış olan hükümlere göre hareket etmeleri son derece yanlış olacaktır. Hz. Musa (as)'nın vefatından çok sonra, bir kısım hahamlar tarafından Tevrat'a eklenen bu tür izahlar, savaş şartlarında oluşan kin, öfke ve intikam hislerinin bir sonucudur. Gayri insani ve dehşet verici nitelikte olan bu ifadeler, Hz. Musa (as)'ya indirilen gerçek Tevrat'ta yoktur. Bu gerçeği, çok sayıda yahudi din bilgini de gayet iyi bilmektedir.

* Ancak halen yahudilerden bir bölümü, vahşeti, Tevrat'ın yerine getirilmesi gereken bir hükmü olarak görmektedir. Tevrat'ın iyiliği, güzelliği, barışı ve sevgiyi öngören bölümlerini dikkate almayan bu kişiler, aslında Tevrat'ın orijinalinde yer almayan insanlık dışı hükümlere göre hareket ederek kan dökülmesine sebep olmaktadırlar.

* Yüce Allah, "çocukları öldürün", "kadınları öldürün", "masum insanları katledin", "bozgunculuk çıkarın" gibi emirler vermez. Bunlar açıkça birer zulümdür. Samimi dindar Musevilerin, bugünkü Tevrat'ın geçersiz hükümlerine uyarak, kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce masumun kanını akıtan dindaşlarını uyarmaları, onları sevgiye ve merhamete çağırmaları elzemdir. Hangi dinden olursa olsun, ister Müslüman, ister Yahudi, ister Hıristiyan olsun terör büyük bir günahtır ve insanlık suçudur.

Bu İzahlara Göre Hareket Etmeyin

... Ve İsrail onun mirasının sıptıdır (soyudur); ismi orduların Rabbidir. Sen Benim topuzum ve cenk silahımsın; ve seninle milletleri kıracağım; ve seninle ülkeleri helak edeceğim. Ve seninle atı ve binicisini kıracağım. Ve seninle cenk arabasını ve binicisini kıracağım; ve seninle erkeği ve kadını kıracağım; ve seninle kocamış adamı ve genci kıracağım; ve seninle genç adamı ve ere varmamış kızı kıracağım; ve seninle çobanı ve sürüsünü kıracağım; ve seninle çiftçiyi ve çiftini kıracağım; ve seninle valiyi ve kaymakamı kıracağım. (Yeremya, Bab 51/19-23)

Ele geçen her adamın gövdesi delik-deşik edilecek ve tutulan her adam kılıçla düşecek. Yavruları da gözleri önünde yere çalınacak, evleri çapul edilecek ve karıları kirletilecek. (İşaya, Bab 13/15)

İhtiyarı, genci ve ere varmamış kızı ve çocuklarla kadınları helak için vurun, gözünüz esirgemesin ve acımayın. (Hezekiel, Bab 9/5-6)

Onların her şeylerini tamamen yok et ve onları esirgeme; erkekten kadına... çocuktan... emzikte olana... öküzden koyuna, deveden eşeğe kadar hepsini öldür... (I. Samuel, Bab 15/3)

Ve Allah'ın Rab onları senin önünde ele vereceği ve sen onları vuracağın zaman; onları tamamen yok edeceksin; onlarla ahdetmeyeceksin (antlaşma yapmayacaksın) ve onlara acımayacaksın. (Tesniye, Bab 7/1-3)

Fakat Ben kralımı mukaddes dağım Sion üzerine koydum... İşte Benden ve miras olarak sana milletleri mülkün olarak yeryüzünün uçlarını da vereceğim. Onları demir çomakla kıracaksın; bir çömlekçi kabı gibi onları parçalayacaksın. (Mezmurlar, Bab 2/6, 8, 9)

Rab senin sağında öfkesi gününde kralları vuracak. Milletler arasında hüküm verecek; Yer leşler ile dolacak; çok memleketlerde baş olanı ezecektir. (Mezmurlar, Bab 110/5-6)

Rabbin işini gevşeklikle yapan lanetli olsun; ve kılıcını kandan alıkoyan lanetli olsun. Katliam yapmayan, kan akıtmayan Allah'ın laneti ile tehdit edilmektedir. (Yeremya, Bab 48/10)

Milletlerden öç alsınlar; Ve ümmetleri tedip etsinler (cezalandırsınlar); Onların krallarını zincirlerle ve ileri gelenlerini demir bukağılar ile bağlasınlar. (Mezmurlar, Bab 149/7-8)

Hak Din'e Uygun Olan Bu Tevrat Bölümlerine Uyun

Garibe haksızlık etmeyeceksin ve ona gadretmeyeceksin (baskı yapmayacaksın); çünkü siz Mısır diyarında gariptiniz, hiçbir dul kadını ve öksüzü incitmeyeceksiniz. Eğer onları incitirsen ve bir yolla Bana feryat ederlerse, onların feryadını mutlaka işiteceğim... (Çıkış, Bab 22/21-23)

... Zayıfın ve yetimin davasını görün; Düşküne ve yoksula adalet edin. Zayıfı ve fakiri çekip kurtarın; onları kötüler elinden azat edin (özgür kılın). (Mezmurlar, Bab 82/3-4)

Dinleyin ve kulak verin; kibirli olmayın. (Yeremya, Bab 13/15)

... Rabbin hükümlerini yapmış olan dünyanın bütün alçak gönüllüleri, Rabbi arayın; salâhı (doğruluk ve kurtuluşu) arayın, alçak gönüllülüğü arayın... (Tsefanya, Bab 2/3)

Övünen adamlara dedim: Övünmeyin; Ve kötülere: Boynunuzu kaldırmayın; Boynuzunuzu yukarı kaldırmayın; Dik başla söylemeyin. Çünkü ne güneşin doğduğu yerden, ne battığı yerden, ne de dağlar çölünden yükselme gelir. Ancak hâkim olan Allah'tır. Birini alçaltır ve birini yükseltir. (Mezmurlar, Bab 75/4-7)

Ve ataları gibi inatçı ve âsi, yüreğini pekiştirmemiş ve ruhu Allah'a sadakatsiz bir nesil olmasınlar. (Mezmurlar, Bab 78/8)

Hükümde haksızlık etmeyeceksiniz... ve kudretlinin hatırına itibar etmeyeceksin; ve komşuna adaletle hükmedeceksin. Kavminin arasında çekiştiricilik edip gezmeyeceksin; komşunun kanına karşı ayağa kalkmayacaksın; Rab Benim... Öç almayacaksın ve kavminin oğullarına kin tutmayacaksın; ...komşunu kendin gibi seveceksin; Rab Benim. (Levililer, Bap 19/15-18)

Rab şöyle diyor: "Adil ve doğru olanı koruyup yerine getirin..." (İşaya, Bab 56/1)

Yoksullardan adaleti esirgemek, halkımın düşkünlerinin hakkını elinden almak... Öksüzlerin malını yağmalamak için haksız kararlar alanların, adil olmayan yasalar çıkaranların vay haline! (İşaya, Bab 10/1-2)

Düşmanın acıkmışsa doyur, susamışsa su ver... (Süleyman'ın Meselleri, Bab 25/21)
(HARUN YAHYA.COM DAN ALINTIDIR)

29 Aralık 2008 Pazartesi

KARLAR DÜŞER...




harika bir kar yağıyor İstanbulda şimdiden bütün mahalle doldu. çocuklar kar topu oynunu çoktan oynadı bilem. ne de çok beklediler oysa bu yılların oyununu oynamayı. ama sanırım şimdilik birazcık da olsa emellerine ulaştılar... büyük bir ihtimal yataklarına yatmışlar; yarın daha da çok kar yağması için dua ediyorlardır.

Oysa ben hala emniyet işini halledemedim. off çok kalabalıktı bugün gerisin geriye dönmek zorunda kaldım. yarın en son çarşamba günü halletmem lazımmm. sağolsun öyle ters yerde ki emniyet arabasız kesinlikle gidilemiyor. bugün kursu ektim sanırım yarında gidemeyeceğim sınavda var ama hoca ile görüşmem gerek...

hafta sonumu ablamda geçirdim. bol bol tembellik yaptık, miskin miskin oturduk, gece geç yatıp sabah geç kalktık. o kadar tembeldik ki her zaman yaptığımız özentili yemeklerden yapmadık. ne bulduysak atıştırdık. çekirdek çıtlattık. bir gece sabahladım bütün dizi tekrarlarını izledim.



büyük market gezintisine çıktık bu gezi sonucu harika bardaklar aldım. yani bol bol sefil bir kaç gün geçirdik ohhh canıma minnet arada böyle miskinlik çok işe yarıyor.




Mamma Mia; hafta sonu dvd de izlediğimiz filmlerden biri. çok güzel bir müzikaldi. oyunculuklar harikaydı mekan müthişti.bunun dışında tv de yayınlanan bir çok filmi de izledim tabii. bratz ve iki aile gibi...




hatta öyle miskindim ki farkında olmadan yalnış terliklele gezmişim bir süre :))) farkedince çok güldüm kendime yaaa




çokca sütlü türk kahvesi keyfi yapıldı... yemek sonrası, gece aralarda ve boş zamanlarda...



berra ile resimler yaptık... 4 yaşının içerisinde olmasına karşın çizimi çok düzeldi. sağdaki babasına yaptığı özel kart içinde kendince yazılar mevcut. süpriz yaptı guya. soldakini de beraber yaptık. ben başka kağıda çizip ona nasıl yapılacağını gösterdim o da kendince yorumlar katıp çiziktiriverdi.

ve pazartesi sabahı erkenden kalkıldı 6.30 da çıkılacağına 7 de çıkıldı ve saat 10 da evimize ulaşabildik. yarım saat bizim 3 saatimize mal oldu.

tuğba...

25 Aralık 2008 Perşembe

bir iki üç tıp

ebru gündeşin bu yılki albümü gene ve gene süper.. hele ki Evlenir miydik? harika..bazı şarkılar vardır ki nostalji olarak bende kalır. gülben ergen yalnızlık, gece yolcularından bir kaç eser, seksendörtün çıkış parçası, mariah carey my all... gibi...

dün ki bakım harika geçti.kendimi kuş gibi hafif hissettim. oh dünya varmış dedim. o kadar çok oyalanmışım ki gezemedim bakırköy de. oysa bir kaç dükkan gezmeliydim. özellikle huzura girmeyi istiyordum ama nasip başka güne kaldi.

bugün okul işlemlerimi tamamladım. çok sıra olacağını düşünüyordum ama çok şükür ki yanılmışım.ohh içimden bir yük kalktı.. haftaya da şu yılan hikayesi olan ehliyetimin peşine koşacağım. ehliyetsiz kimse bana araba vermiyor yahuuu...

bu aralar ben ben ve ben üçümüz kız kıza takılıyoruz. bu bir süre böyle devam edeceğe benziyor. feministlik hormonlarım patlak verdi.

24 Aralık 2008 Çarşamba

belli belirsiz




pek fazla tadım yok...
tadım olmayınca da ya kendimi deliliğe vurup bir yerlere atarım yada kendi mağrama çekilip olan biten bitene kadar orada sıgınak hayatı yaşarım. e biraz biraz olgunlaşıp büyüdüğünü anlayınca ve hayat da sana yüklerini yükleyince delik yapıp gecenin bir yarısı beşiktaş sahiline kaçamıyorsun. veya hut atmıyorsun kendini taksime, oradan bir sokakğa dalıp tophaneye vurmuyorsun kendini gayet sakin sıgınak hayatı yaşıyorsun. ya da bu görevi kendime ben biçtim hayatın bana verdiği roller gibi bende kendime bir rol yazdım onu yaşıyorum. Kendime ait görevleri yapıyorum, sonra doğru sığınak hayatı. aslında kimse anlamaz azıcık da asabi olmasam...

neyse efendim okul işleri ile uğraşıyorum af çıktı ya af ile döneceğim inşaallah. en azından bir ucundan tuttuğum mesleğin arkasından gidebilirim artık. diploma bazı şeylerde bilgiden önce geliyor maalesef.




pazartesi günü bir hasta ziyaretine giderken ailecek güzel saatler geçirdik. uzun zamandır böyle birlikte biryerlere çıkmamıştık. sarıyerden koyverdik sahile kendimizi bebek hisar derken bir de arnavutköyde branç patlattık. hava sahilde yürümeye pek elverişli değildi maalesef çok güzel bir yağmur yağıyordu. bizde kendimizi araba ile gezdirdik. vurduk öyle saihil boyu eyüpe kadar transit sahil keyfi yaptık...


bu arada birde volkan adlı sufleye tıpatıp benzeyen bir tatlı yedimki yanında dondurmalı off Allahımmm içinden şelale kimi çikolat akıyorrr harikaydı... baksanıza bitince aklıma geldi resmini çekmek :)))

yarın ben, ben ve ben kız kıza kendimize bakım işlemi uygulayacağız. biraz moral deplamamız gerek randövüyüde ne güzel bir zamana almışım çok makbule geçecek. şöyle cildimin pencerelerini havlandırayım ohh ferah ferah. aslında evde de bir çay var ama ben akşamdan mutfak işini hallettim, anneme bırakıp kaçacağım heheheh.. artık oradanda kız kıza mağaza dolaşırız :)

Siyah Süt'ü okuyorum. içine tam ala ala değil sindirik okunuyor. içinden alınabilecek çok şey olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim. hele tolstoyun eşi Ay hanıma takılmış pozisyondayım. yazar bazı şeyleri çok dolandırmış sanki yada bana öyle geldi...

tugba

15 Aralık 2008 Pazartesi

TATİL SONRASI...

tatile bir girdik pir girdik... ve sonuçta bitti geçti gitti.
bugün yollar pek bir fenaydı. herkesin elinde bir tekerlekli bavul kimi gidiyor kimi geliyor kimi karışıyor ooo çok hareketliydi istanbul...

bayram da çok şükür çok iyi geçti. misafirler geldi gitti Allah eksiklerini aratmasın. hatta bu bayram iki taraf ziyaretlerini de çok çabuk bitirdik hayretler içerisindeyim. hoş bir günde gezince tatlı komasına girmiş kadar oluyorsun ama... bu yıl bizim mönüde iki tatlı ve birde tuzlu vardı. zeytinyağlı sarma, sütlü tatlı ve şeker pare.

eskiden tatlının yanında dengelesin diye ayran ikram edilirmiş. duyunca çok şaşırmıştım ama ben tatlıyla ayran içmesini severim. mevlivlerde falan olurya tulumba tatlısı dağıtılır tavuklu pilavın ardından. ben o tulumbayla ayranı içerim mesela. bizim buralardaki mevlitlerde artık tuvuklu pilav yerine bilmem kaç kişiye çıkacak börek çörek tatlı salata verilir. tavuklu pilav yapana da tembel işi denir ee biz trakyalıyız hizmet isteriz.


bu arada tatilde birkaç filim ve bir kitap bitirdim.

cezmi ersöz Kendi kendine konuşmaktır aşk; kitabı beklediğimden daha düşük buldum yada benim beklentilerim daha fazlaydı. daha duygusal olabilirdi.bedenen duygular daha öndeydi yada bana öyle geldi.

bu arada izlediğim filmlerin arasında;
kötü para
(bunun resmini bulamadım) çok güzel bir filmdi bir grup bayanın amerikan eski paralarının yok edilidği genel bankada çalışmaktalar. ve bu paraları yok etmek yerine onların bir kısmını çalarak ve yakalansalar bile ispat edilemedikleri için aklandıklarını anlatıyordu.hareketli ve güzel bir filmdi.



mummy3
bu film iki serinin en kötüsüydü. jet lee bile kurtaramamış filmi.



şamar oğlanı
çok güzel bir aile filmiydi.


pazar günahları.




ve bugünde nişanlımla beraber güzel bir günden sonra izlediğimiz Arog...
goradan daha iyiydi. ara ara fim de durgunluk yaşansa da espirileri güzeldi. ben beğendim.
tugba

6 Aralık 2008 Cumartesi

hamarat abidesi! minik eller ve bayram...

ellerim nasırlaştı galiba oysaki bayram temizliğinin derinlerine bir kaç saat evvel başladım. evin salon, oturma odası ve holünü halı yıkama makinası ile şöyyle bir geçiverdim yarına iki yatak odası ve bir hol daha kaldı ama ölüyorum yahu annem beni ne narin yetiştirmiş hemen bitik duruma düştüm. hoş o koca makineyi kullanmak da öyle kolay değil ama... çok işim var daha perdeler ütülenecek tugba kalk daha birrr sürü ütü seni bekliyor...

geçen gün anneme ayıp olmasın diye kendi küçük tek kanatlı olan camımı bir sileyim dedim. ehh 25e geldik yaaaa... kolum her yere yetişti ama yükseklerdeki bir kaç bölüme yetişemeyince bir cesaretle oturdum cama yogg olmuyor korktum. Şöyle azıcık cama çıkayım dedim yoğğ olmuyor dizlerim titriyor zar zor uzun bir uğraştan sonra camımı tertemiz yaptım (bu bölümü umarım kayınvalidem okumaz :P )



maşaallah subhanallah

ailemize minicik bir melek daha katıldı. ....... Yasir birinci ismi henüz belli değil...
o kadar şirin birşeyki insanın yiyesi geliyor. bugün uyanır uyanmaz ev almış başını giderken biz hastaneye koşuştuk. kuzenimin eşinin daha doğuma günleri varken misafirimizin bayramı göresi gelmiş sanırım duramadı. çok zordu.. şöyle bir kere daha düşündüm anne olmak gerçekten çok zormuş... doğumda anlıyorlar galiba anenelerinin kıymetini yeni anne adayları.. çıkar çıkmaz hehh kızım bakk anne olmak ne kadar zormuş demii diye laflar duydum da :))

bayramda buralardayım anenmler Giresuna gideceklerdi fekat siz olmadan gitmeyiz diyince bizde gitmeye yanaşmayınca gitmediler. bu bayram ailecek evdeyiz... tabii bayramın ilk günü ablamları Edirneye yolayacağız...

Herkesin Kurban Bayramını kutluyorum... hepimiz için hakkımızda hayırlısını nasip etsin mevlam...
çok iş var daha tatlı yapmadım yaaa...
ikramlıklar, yimekler...
bir iki üç başlaaaaaa...
tugba

1 Aralık 2008 Pazartesi

dımtıs dımtıs dımtıs

Avrupa yakasının yeni taze halası dilber halaya bayılıyorum. Bazen onu izlemek için havuza gitmediğim bile oluyor. aşağıdaki yazıları okuyunca çok güldüm sizlerle paylaşmak istedim :)

Uşşşşşş tirlediiim haaaa

osmaaaann guzuuuummm osmanııımmm ogluumm bensana meyremi alacam olum

dipcik gibisin maşallah

Ben lafimi ortaya goyarıım, isteyen gelir alııır, istemeyen birakir gaçaaar

hoşşşiik

bağa girdim yaprağa,
doyamadım sarmağa,
o yar benim olmadan..
girmem gara toğrağa ))

sıskalarda pek sinsi olur der büyüklerimiz ama bilmürük artuğ



DİLBER HALA SÖZLÜĞÜ:
* Hoşşik: Yalaka, karaktersiz, ukala
* Dinelmek: Ayakta kalmak
* Banadura: Domates
* Gındırık: Aralık
* Gıllik, gıllicik: Küçük, küçücük
* Sası: Tatsız, yavan
* Zebil gibi: Çok, gereğinden fazla
* Hatın kız: Hanım kız
* Booy boy: Eyvaah eyvah
* Bahele: Bak hele
* Çekticeği damar kurusun: Çektiği damar, soy, kurusun
* Soykası batasıca: Soyu sopu batasıca
* Zaar: Zahir, herhalde, öyle görünüyor ki
* Kele: Ayol
* Cıvır: Diri, genç
* Avel: Aptal
* Cibilliyet: Geçmiş
* Bici bici: Adana'ya özgü, nişasta, gül suyu ve buzla yapılan bir tatlı
* Gadasını almak: Derdini, belasını almak
* Zumzuk: Yumruk

bayram yaklaştıkça evdeki telaşede artıyor. temizlik programları yapıldı bile aman camları bana sildirmeyinde istediğiniz herşeyi yaparım. cam konusunda biraz korkuluyum yükseklik korkum insanların cama çıkışından inişe kadar sürüyor. bazen çığlık bilem atıyorum inin aşağı diye. delimiyim neyim bilmiyorum ama durumum bu :) evlenince ne olacak diyenlere cevabım daha henüz bu konunun araştırmasındayım :P





kitap okumalarım son hız devam en son Canan Tan dan Pireyeyi okudum. Beni acayip etkileyen bir roman oldu. herşey tam dozajında hatta en sonu hayallerin yıkımı ne bileyim bir kaç gündür etkisindeyim. bu benim biraz metafizikte fazla dolanmamdan kaynaklanıyor ama neysee... Haşimin Pirayesi... Ayşe Kulinden Vedayı okuyorum şimdi. kitaplarım netten hala gelmeyince kuzenden kitaplar topladım onların içine daldım...

yarın Arapça sınavım var bakalım nasıl geçecek.

hafta sonu hareketli birşey yapmadık. c.tesi herzamanki gibi kurs. pazarda dayımlara ziyarete. hareketli bir hafta sonu değildi yani.

bayram et yemediğim için bayagı bir zor geçecek. heryerde et kokuları. ziyaret tabaklarındaki kavurmalar ve zorlayıcı yee demeler... güçlü olmalıyım güçlü olmalıyım...

tugba

25 Kasım 2008 Salı

hafta sonundan özet...

Çalıkuşu; kendini hayran eden hikayesi ile beni düşüncelere ve hüzne boğarak bitti. bitmesine birazda üzüldüm... bir kitap insana bu kadar mı dokunur? sanırım bu kitap herzaman elime akın bir yerlerde olacak. kitaplarım hala gelmediği için Kütüphnedeki klasiklere devam. şimdilik kütüphanemde duran ve okumaya bir türlü elimin gitmediği bir kitabı okuyorum. Sergüzeşt... ve neden bu kitabı bu kadar beklettiğimi hala anlamış değilim...



hafta sonu pek birşey yapmadım.cumartesi full kurstaydım. bayrağımızı el işi kağıdıyla kopart yapıştır tekniği ile süsledik :) çok zevkliydi. bu işi çocuklara nasıl anlatmak gerektiğini rapor olarak yazıp hocaya vereceğiz. çok güzelde şarkılar, parmak oyunları falan öğrendik. patlıcanlı, ördekli ooo... :)))

pazar günü kayınvalidemlere gittim. bana etek dikeceği haberini alınca bir örnek etek götürdüm. kumaşını almış gri siyah çizgili beğendim. hemen ölçülerim falan alındı. tüüühh fazlalıklarıda saklayamadık ne yapsak acep :P... bu arada nişanlım da evde olmanın avantajı ile çiğköfte yoğurmaya karar vermiş.. bana süpriz oldu. o yoğurdu biz içleri hazırladık. çok da güzel yoğurmuş ellerine sağlık. tabii bizim gözümüz döndüğü için hemen sofraya geçince resimlerini çekemedim.

21 Kasım 2008 Cuma

ehöm ehöm

bengü çalıyor özellikle çalıyorum ne güzelde söylüyor. seviyorum ben kadını iyi söylüyor. ağız alışkanlığı... hiç dinlediniz mi?

havalar ne çabuk da soğudu. hiç bir yere çıkmıyorum bu aralar. dedim ya fişimi çektim oflineyim diye. tedavi yöntemimi de eski kitpları okumak olduğunu da söylemiştim değil mi? ilk kitap bitti. aslında iyi bir kitap ama birde sonu olsa ve yazar bazı deyatlara değinseymiş daha iyi olacakmış.
şimdi 10 yıl önce okuduğum çalıkuşuna başladım. 28 mart 1998... zaman ne kadarda çabuk geçiyor. biraz kalın kitabın yarısında tedavi edilirim belki...

Dayanamadım:
Bir kaç yeni kitap ısmarladım. birincisi şu meşhur siyah süt bende bir okuyayım dedim. biraz geç kaldım sanırım ama. Mehmet Rauftan Eylül; bu kitabıda hep merak edip bir türlü alamamıştım. Üçüncüsü de Cezmi Ersöz; Kendi kendine konuşmaktır aşk. cezmi ersözün şizofren aşka mektubu okumuştum yıllar evvel. kütüphanemde kaybomuş bir kitap. konus gelmişken bir kaç değerli kitabımı da biryerlerde kaybettim.tuu bana... zevk aldığımı hatırlıyorum kitaptan. yazarın cümlelerini de beğenmiştim. bu yüzden cezmi ersözden bir kitap seçtim. tavsiye edebileceğiniz kitaplar var mı?


bazen eser bana. eserikliyim miyim neyim. öyle kapanırım içime hayatımı biraz sorgular biraz geçmiş... biraz gelecek... Heyecanlarımı, acılarımı, hüzünlerimi, mutlu anlarımı gözden geçirip tekrar yaşarım. havalarda tam bana göre olunca bir girivereyim derleyip toparlayayım dedim içimi. bu duygu bunalımı aslında kimseye ait değil yani kimse sebep olmuyor. kendimle ilgili birşey... dedim ya eserikliyim diye... annem bazen bıktım senin bu hallerinden devamlı girip çıkıyorsun der güldürür bizi...

-------------------------------------

Eğitici Annelik:
Aslında daha evvel bahsetmişitm ama bir kaç arkadaş sorunca tekrar açıklama hissi duydum.
eğitici annelik kursu İbb nin vermiş olduğu bir kurstur. yardımcı annelik de diyebiliriz. kreslerde, yuvalarda yardımcı olarak çalışılabiliyor. hem boş vakitlerimi değerlendirmek, hem birbileziğim daha olmasını istemek hem de gelecek için bir anne adayı olarak bilgilenmek istedim. görmüş olduğumuz ünitelerde bence çok yararlı şeyler.

1.Ünite:
Eğitici Anneliğin Tanımı
Çalışma Koşulları Nelerdir?
2.Ünite:
0-12 Aylık Çocukların Gelişimsel Özellikleri Nelerdir?
3. Ünite:
1-6 Yaş Çocuğunun Yıllara Göre Gelişimi Nasıldır?
4.Ünite:
0-6 Yaş Çocuğunun Beslenmesi
5.Ünite:
Çocuklarda Tuvalet Terbiyesi Ve Cinsel Eğitim
6.Ünite:
0-6 Yaş Cocuğunun Gelişiminde Oyunun Rolü, Önemi Ve Evde Oyuncak Yapımı
7. Ünite:
Evde Ve Çevrede Güvenlik Önlemleri
8.Ünite:
Çocuk Sağlığı Hastalıklar Ve Bakımı
9.Ünite:
Eğitici Anne Çocuk İlişkileri
10.Ünite:
Eğitici Anneye Pratik Bilgiler

mesela biz şu an doğumdayız taa en başından başladık döllenmeden.
eğitici el işleri ve şarkılar öğreniyoruz. eğitim 0-6 yaş için veriliyor.

---------------------------------------------
Eskiden kalma bir boğaz yanıklığı...
yakılmış satırlar,
yakılmış hatıraların iç gıçıklaması
burnumda boğaz kokusu,
adalar vapuru,
ve üsküdar...
ve anlatılabilecek bir kaç eski yürüyüş
şarkılar, türküler...
masum bir kız çocuğu...
umutları olan ve artık büyüyen...
--------------------------------------
hani bilirmisiniz bu şiiri:
ben bir kızım ben bir deli kızım
siz ne anlarsınız siz diye devam eden bir şiir neydi bak unuttum gerisini
erzurum garında banklar üstünde diye devam ediyor.galiba böyleydi. buldum nurullah genç. şairin bahsettiği deli kız mıyım acep? :)


esereklendim gene hadi kaçtım ben :)))

tuğba

20 Kasım 2008 Perşembe

birazcık birazcık

aslında bu hafta içerisinde bir kaç birşey yazdım ama yazıyı tamamlayamadığım için yayınlayamadım.
yeni konular gelince eskilere sünger çekebilmeli insan değil mi? bu sözü hayatıma pek yansıtamıyorum ama neyse

iki haftadır üzerimden gitmeyen ve ailecek üzerimize yapışan hastalıkla uğraşıyoruz. kursları ve yapılan programları da aksatmamaya çalışınca hastalığı hepten üzerime yerleştirdim. bakalım ne zaman gidecek. bugün şöyle bir silkelendikten sonra olmaz böyle deyip makinayı, kovayı alıp evi şöyle bir geçiverdim. sonrasında fenalaşıp koltuğa düştüm ama bu bir dipnot. hastalık gitmezse onunla yaşamayı alışmalıyım. olanca bitki çaylarını ailecek içtik bitirdik, limon tüketimimiz yıllık tüketimi aştı yok yok gitmiyor bitmiyor. neyse...

dünden itibaren kütüphanedeki bir kitabı seçip okumaya başladım aslında okuduğum bir kitaptı konusunu tam hatırlayamasamda okurken zevk aldığımı hatırladım ve okumaya başladım. 2004 yılında okumuşum tarih kitabın ilk sayfasında yazılıydı. dünü yada bugünü düşüneceğime kendimi kitaplara verip başka dünyaların hislerini yaşamaya bu aralar karar kıldım.yani fişi çektim birazda öyle yaşayacağım. bu arada kitabın adı Git Kendini Çok Sevdirmeden Tuna Kiremitçi. zaten kitap bitmek üzere. bundan sonrada kütüphanedeki başka kitaba sarılacağım bu aralar kitap satın almak yerine okuduğum ve haz aldığım kitapları okuyacağım...

bu yokluğumda birkaç da film izledim.

Hancock
fena değildi ama daha güzel işlenebilirdi. Wıll Sımıth ve Charlize Theron hatrına izlenir diyorum.



Indiana Jones ve Kristal Kafatası Krallığı güzel zevkli bi filmdi.
ve bir de göl evi klasiğimi izledim. bayağıdır izlemiyordum iyi oldu.

yarın bir programım vardı iptal oldu cumarteside eğitici annelik kursu var. Kurs iyi gidiyor şarkılar öğrendik, el işinden çiçek yaptık, bilimsel bazı konular işledik. eğlenceli ve eğitici.

tuğba
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...