3 Eylül 2008 Çarşamba

kısa kısa



kuzenlerimden sorumlu olmamdan ötürü geçen haftanın bir bölümünü evimden ayrı geçirdim. Ramazanda araya girince hazırlık , sahur, iftar derken bloguma bir türlü yazamadım.

kuzenler demişken;
eski resim albümlerine baktım kaldığım günlerden birinde. ve benim hiç görmediğim bana ait resimleri görünce pek bir değişik oldum. küçüklüğüm, bebekliğim bana benzer benzemez tavırlarım beni bazen kahkahaya vurdu bazende hüzünlü bir tebebsüm kapladı içimi.

Ramazan girince yemek davetleri araya giriyor. Bu davetlerde beni en çok tatlıları heyecanlandırıyor ama bunları yemek değil de hazırlamak beni heyecandan bitiriyor. ne yapsam da misafirlerimize güzel tatlılar ikram etsek diye daha misafirlerin M si yokken planlamaya başladım.havalar sıcak bundan ötürü hafif ama davetlere uygun tatlılar olmasına özen göstermeliyim. Bu yüzden devamlı araştırmlıyım.

Dün akşam eski şirketimdeki kızlarla toplanıp S.Ahmede oruç açmaya gittik. gene her yer düzenine göre kurulmuş. yemekler tatlılar iştah kabrtırcasına göz önündeler. biz bir çayıra oturup keif çatmayı daha uygun bulduk. iyiki de öyle yapmışız rahat rahat o maalesef fotograf makinamı evde unuttugm için belgeleyemedim...
tuğba

3 yorum :

Elif dedi ki...

Sobeledim seni Tugbacim :)

Z.M. dedi ki...

gerçektende sultanahmet eyüp gibi yerlerde ramazan ve iftar tadı bi başka oluyo canım,inş. bende gidicem,ama önce bayrampaşa cezaevinden başlıycam,hapishane boşaltıldı biliyosun,feshane gibi ramazan eğlenceleri düzenliyolarmış duydum,bide mahkumların yerlerini merak ediyorum işte öyle,bu arada,hayırlı cumalar ve sevgiler tuğbacım,,

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

tuba ne yazık ki tatlılar beni de çok heyecanlandırıyor ama senin gibi yapnması değil yemesi. Sultan Ahmette iftar nasıl aklıma gelmemiş hemen uygulamaya koyacağım. Öptüm seni
dip not. Aşağıdaki gezini de okudum valla süper yapmışsın, bazen yalnız gezmek daha iyi geliyor insana

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...