29 Ekim 2008 Çarşamba

...



bugün temzilikle günümü tamamladım. geçen yağmurda odamı ufak bir sel basınca tüm halı ve çeyizciklerimin bir kısmı ıslanmıştı. odanın yarısı diğer yarısına taşımıştık. bugün bu karışıklığa bir son vermek için kolları sıvadım herşin tozu alındı silindi süprüldü. yerlerine yerleştirildi. bir çarşaflarım kaldı. onlarıda değiştirdimi işimiz tamam. ama çok yoruldum biraz ara vermeli dedim girdim nete.

bugün arapça kursumuz yoktu. aslında haftada sadece iki gün keşke hafta içi hergün olsa. zaten 9 dan 12ye kadar gün bitmiyor. erken kalkıyorsunuz taze taze bilgiler beyne giriyor. ve acayip zevkli geçiyor. ilk kuru tekrar ettiğim için şu an zorluk çekmiyorum. tekrar ediyorum konuları. artık ikinci dönem bakacağız el mi yaman bey mi. ama bu hoca ile ben bu işi kıvırırım gibi geliyor.

dün akşam mutfağa girdim teorik olarak bildiğim ana yemek işini artık pratiğe vurmaya çalışan ben iyi iş çıkardım. zeytinyağlı güzel bir kereviz yemeği yaptım. annem bayıldı. birde bulgur pilavı. onun tuzunu kaçırsamda pilava patates ekleyerek bu sorununda altından geldik anneler sağ olsun demi. dün akşam çaya misafir vardı. geç haber verdikleri için hemen kakaolu puding yapıp bisküvilerle buluşturdum. yazdan buzluğa attığım çilekleride aralarına koydum müthiş birşey oldu. hemen tüketildiği için maalesef resmetmeye vaktim olmadı:)

bu sıralar biraz agresifim pozitif düşünen ben gayet negatifim. başımda hergün çok ağrıyor havalardandır diyerek üstünde pek durmuyorum.

günü nasıl bitirsem;
bu akşam avrupa yakası var. oradaki halaya bayılıyorum. osmannnnnnnnnnnnnn diye bağırıyor ya. akşama onu izleyebilirm ama gün biterken ne yapmalıyım.
belki dvdye bir film koymalıyım ve beni sakinleştirmesini beklemeliyim.
sinemaya mı gitsem... gösterimde güzel film var mı?
yada sahile mi atsam kendimi günün bitimini izlemek için ama geciktim sanırım bunun için. en iyiysi meyvemi kucağıma alıp ayaklarımıda koltuğa uzatıp dvdye bir film koymak ve hoş çakal bir güne daha diyip bu günü bitirmek.

aslında şu aralar pek birşey yok! hayattaki arayışıma devam...

tugba

5 yorum :

zehra dedi ki...

neyseki isleri kolaylamıssınız :)
bu arada kıs geldikce film izleme istegi artıyor ınsanlarda bendede birfilm izleme istegi anlatamam:))

anneminkiziyim dedi ki...

Merhaba canim, yorumlar sana gitmiyor, insallah bu gider, sevgiler...

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

tubacım , kızları yemek yaparda anneler beğenmez mi hiç Zeytşnyağlı kerevizi portakal suyu ile pişiriyorum. O kokusu da olmuyor hem.
Agresifliğin tamamiyle mevsimseldir. Sonbaharın bir oyunu bu. Sinemalara gelince bi sürü güzel film girdi vziyona. Devrim ASrabalarını tavsiye ederim. Sevgiler sana

Z.M. dedi ki...

evi su basması olayı çok fena oluyo gerçektende,geçmiş olsun,yemeklerini annen beğenmişya güsel olmuştur bencede,(annelerin memnuniyeti çok önemli bu meselelerde:)
şu dil kursuna giden arkadaşlara hayranlıkla iç geçiriyorum valla,sende bunlardan birisin canım:)
mevsimsel bi sıkıntı,birasda iş ve dışarı hayatına alışmışlığından dolayı nekadar olmasa evde olmakta stres yapabilir minicikte olsa bence,ama sıkma canını geçer inş.
film seyretmek iyi geliyo(ben gerçi bebekle pek bu tavsiye ettiğimi yapıyor sayılmam:)
sevgiler sana tuğbacım,,

çiLekLisüt dedi ki...

Baş ağrısı bende de yoğun şu sıra bide ben de sinüzit illeti çıktı :/ Neyse çok şükür yinede iyiyim. Dilber halaya bende hastayım zati Binnur Kaya olmasa çekilmez o dizi ^-^

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...