7 Mart 2012 Çarşamba

çanta karıştırdık...

herkes çantalarını yılardır karıştırdı blogunda paylaştı.  yahuu bende bir karıştırayım hatta resimli değil bu sefer video çekeyim de videolara da başlayalım artık dedim. 
ve aklıma bir annenin kişisel çantasında ne bulunur sorusu geldi... ben bir yılı biraz geçmiş olan  hatta 14 aylık bir anneyim. çantamda artık daha farklı şeyler var bakalım neler var :)
tugbatugba

6 Mart 2012 Salı

Amway


siyah noktalarımla sorun yaşıyorum maaşallah burnumda  bolca var. bunun yediklerimle alakalı olduğunu biliyorum ama şu çekirdeği bir türlü bırakamıyorum. bir süre evvel arkadaşımın cilt tarama makinesine girdim. derinin üç kat aşağısını gösteriyormuş sanırım. aman Allah'ımmm cildim yağdan geçilmiyor görünce bir çığlık attım velhasılı cildim yağlıymış ve yukarıdaki seriyi önerdiler.. amway beautcycle serisini bir süredir kullanıyorum. aslında düzenli kullansam daha çok işe yarıyacak amma velakin ben düzenli şeyleri pek yapamıyorum... mamafih  bu halde bile memnunum. yeşiller; yüz yıkama jeli, alkolsüz tonik ve nemlendirrici turuncu olan ise yüz maskesi haftada bir yapılması gereken...

tugbatugba

anlamlı hediyelerimiz...



Harun Emirin doğum gününde ablalarından da bir kaç hediye almıştı. Ablaları onun için hayal güçlerini kullanıp aşağıdaki şaheserleri çıkartmışlar... buradan tekrar teşekkürler ablaları. bu resimleri her zaman saklayacağız...
Elif Berra'dan

Miraydan

Miray'dan

tugbatugba

5 Mart 2012 Pazartesi

pazar'dan pazar'dan

pazar günü güzel bir sabaha uyanıldı sabah erkenden kalkıp bu kahvaltı hazırlandı... kayınvalidemler kahvaltıda bize eşlik ettiler..pazarların vazegeçilmezi kuymak masanın tam ortasında bunlara eşlik olarak orada görünmeyen sucuklu yumurta, soslu patates kızarması, taze kaymak ve kahvaltılıklarla güzel güneşli bir pazar sabahı...

(resim alıntıdır)
Harun Emirirn öğle uykusundan sonra da yeni açılan ve bizim daha henüz ziyaret etmediğimiz başakpazara bir merhaba dedik... pazar güzel olmuş beğendim ayrıntılı gezemedim bilirsiniz erkeklerele pazara gidilmez :P bir daha ki sefere yanıma bir hanım alacağım... perşembe ve pazar günleri başakpazar hizmetinizde...
herkese iyi haftalar...
tugbatugba

29 Şubat 2012 Çarşamba

Çocuklara Söz Geçirme Sanatı


Ali Çankırılıyı Gülben Ergenin sabah programında dinlemiş ve konuşmasını çok beğenmiştim.  Olimpa gezimde Nt de gezinirken bu kitabı gördüm. zaten kitapyurdu sepetimde de  bu  kitap mevcuttu. görmüşken alayım dedim. okurken o kadar çok zevk aldım ki hemen başka bir kitabını okumak istiyoırum... anneler ve anne olacaklar için çok güzel bir rehber... yapmış olduğumuz yada yapacak olacağımız yanlışları bir sihirli değnekle olumlu şeylere çevirebilecek tavsiyeler mevcut...  
kısacası ben çok beğendim...

*Bu arada Nt de 2 kitap alana bir kitap bedava kampanyası var tüm NT ler için geçerlimi bilmiyorum ama gene de bir bakın derim. 
* şubat ayı 2 kitap, 3 cüzle bitti...

28 Şubat 2012 Salı

sefamerve alışverişim ve yeni çantam

Bu aralar şöyle sereserpe alışveriş yapamıyorum ne gördüysem ve ihtiyacım varsa alıp çıkıyorum mağazalardan... yani uzun zamandır fatih falan yapamaıyorum ama alklımda şu mübarek havalar bir ısınsın atacağım kendimi fatih sokakalarına...

http://eymenli.blogspot.com gezerken alışveriş siteleri adlı yazısında sefamerve.com u keşvettim. dedim gün bugündür biraz stres atayım iki şal attım sepete ve 2 gün sonra kargo kapımdaydı.servislerini beğendim...
 bu da geçen Harun Emiri kayınvalideme emanet edip olimpa kaçamağında aldığım çanta... ben rengine bayıldım.. çok da kullanışlı sanırım bu yıl bu tarz çantalar moda.. ben pek görmüyorum ama çok gezen annem heryerde böyle çantalar olduğunu söylüyor bende  herkesin eline düşmeden hevesimi alayım dedim :))))
o alışverişten Oğluşuma bir yelek,
Mehmete bir hırka,
bana kotondan bir adet pantalon,
nt den bir adet kitap,
Harun Emire pepee dergisi alındı...
tugbatugba



27 Şubat 2012 Pazartesi

hala ve hala hastayız..

*sevgili hastalık artık bizden gider misin!!!! diyesim geldi bir an. Harun  Emirin boğazdaki küçük kızarıklık bir hastalığa dönüşü verdi  yazımın ertesi günü... doktoru boyladık tabii... bu sefer de  gripal enfeksiyon geçirmişiz... hala atlatamadık hastalığı bugün antibiyotiğe başlamak zorunda kaldık...

hafta boyunca evdeydik elimde termometre harun emir kovaladım...
biraz kitap okumaya  çalıştım.. bu ay sonuna kadar ki kendisi 2 güne kadar bitiyor iki yarım kitabım var birinden size henüz bahsetmedim ama çok büyük zevk aldım bitsin hemen bahsedeceğim...

hafta sonu Harun Emiri havalandırmaya çıkardık biraz hava alsın da rahatlasın diye parkta gezdirdik salıncağa kaydırağa bindirdik ve anladım ki benim oğlum büyümüş el tutmak istemiyor :))) hee bu arada benim elimde de alkollü sprey ölsün mikroplarrrr... biraz yürüyüş derken eve geçiş... karnımız açıkmış hemen bir hamur mayalayıp geçen haftaların birinde yapmış olduğum pizzayı yapıp, pişirip, bir tepsi pizzayı mideye indirdik... sanmayın ki termometre elimden indi; her daim yanımda termometreli hatun oldum ben artık...
bu hafta sonu iki film izledik;
Güzel dedektif 
  bu kadının tüm filmlerini sıkılmadan izlerim bu filmide zevkle ayıla baıla izledim.. ama serini ilk filmi daha güzeldi bunu da dipnot bırakmadan geçemeyeceğim...
Sümelanın Şifresi: yahu Allah ım bizim türkler neden güzel bir film çekmezler babam ve oğlum ve incir çekirdeğini ve yeşil çamı tenzih ederek söylüyorum... fetih filminide henüz izleyemedim...
bazı espiriler güzel konu güzel ama kısır. çok daha iyi olabilirdi konu çok güzel mekan bir harika ama ben umduğumu bulamadım  genelde türk filmi izlediğimde böyle oluyorum.. neyse efendim bu benim düşüncelerim tabii...


* kullandığım gardolabım geniş ama kullanım alanları kısıtlı örneğin rafları dar ama uzun olunca rahat yerleşemiyorum.gardrob sepetleri var kullanan oldumu aranızda bilmiyorum fakat ikea da gördüm sanki ama hatırlaamadım bir ikea turu yapmam gerek ama önce şu mübarek havaların düzelmesi gerekiyor. ve hemen gardolabımın iç dizanını kullanılır bir hale getirmem gerek çünkü sığmıyorum...

bu akşam Mehmetle yeni bir diziye başladık. lostun yapımcılarından işte karşınızda Alcatraz ...

konumuz ;1963 yılında Alcatraz isimli hapishane bina yıpranması yüzünden kapatılıyor ve mahkumlar başka yerlere sevkediliyor en azın dan resmi söylenişi buaslında mahkumlar ve gardiyanlar kaybolmuştur.  yıllar sonra mahkumlar yaşlanmamış bir şekilde teker teker gün yüzüne çıkıyorlar... bir polis dedektifi bir yazar ve hayatını buna adamış bir ajan bu mahkumların sırrını çözmeye ve onları yakalamak için ellerinden geleni yapmaya başlıyorlar henüz ikinci bölümdeyiz bilindiği üzere sırrı henüz bizde tam olarak çözemedik cevaplanmamış milyonlarca soru var bakalım alcatraz ilk sezonunda neler gösterecek bize ve ikinci sezon onayını alabilecek mi...

şimdilik bu kadar...
tugbatugba




22 Şubat 2012 Çarşamba

hafta ve ben

günlerdir dogru düzgün oturmadım şu pcnin başına...
cuma akşmaından evden çıkışım c.tesi gecesine kadar evde olmayışım pazar zaten evin babası evde organize durumdayız derken pazartesi kahvaltı daveti ve salı evin temizliği vs vs çarşamba ettik günü haftayı da yarıladık...

haftayı özetlemeden bugün güne hızlı başladık oğluşum alınını kapıya çarptı ve alnını bir güzel yarmaktan son anda döndürdü... hemen acile yetiştirdik ki şükür dikişlik bir durum yokmuş... verilmiş ve vermemiz gereken sadaka varmış... çok şükür ucuz atlattık...

cuma akşamı doktora doğru çıktık, Harun emirin gerçek doktoru çapada öğretim üyesi olduğu için sadece medıcıne hastanesinde nöbetlere geliyor çocuğu ona göstermeden sanki birşeyer yarım mış gibi hissediyorum... bayağıdır ona göstermiyorduk bir kontrole gidelim dedik.. tabii acile nöbeti olunca yogun bakıma öncelik tanınıyor 2 saat muayne bekledik... neyse şükür oğluşum iyiymiş bogazında hafif kızarıklık varmış onuda sinomarinle gideriyoruz... dikkatli bir anne baba olarak daha dikkatli olacakmışız ek olarak...

o tarafa gitmişken anneme geçtik geceyi orada geçirdik ki yarın akraba hanımlar annemde toparlanacaktık...
c.tesi gününü gün ile geçirince eee çocuklarda hazır annemde olunca ablam eniştem ki kendisine enişte demem abi derim ben eşim ve kardeşim furkan ile ki kendisine de kız kardeş deriz saçlarından ötürü sinemaya gidelim dedik ama maalesef gece 12 den aşağıya boş salon bulamadık... yahu şu filmi (fetihten bahsediyorum) çok eleştirdiler ay görsem bir izlesem bende eleştireeğim... velhasılı kelam sinema işi olmayınca erkekler dedi 'eve dönelim' bayanlar dedi 'aaa hazır çıkmışız gezelim' zeyrekte karar kıldık... Zeyrekte biraz takıldıktan sonra (söylemesi ayıp iki fırt nargile çektikten sonra kaç yıl oldu 7 - 8 yıl oldu bu arada içmeyeli) hayde birde ortaköy yapalım derkennn saati ettik 2 eve geçiş 2,30... yatağı zor buldum :D

pazar evde yatış akşamı kayınvalidemlere yemek daveti geçişi, sabahına aynı yere kahvaltı davetine geçiş... ( biraz olimpa kaçamağı ve alışveriş ) ( heheh kahve falı baktırdım bu arada ki işim olmaz ama hayde bir baktıralım dedik çok yollarım varmış vera gezeekmişim :D ) salı evi derle topla anca bu güne geldik... 

herkes haftasından memnun muuu herkese iyi yarı haftalarrr
tugbatugba

15 Şubat 2012 Çarşamba

YENİ DİZİLERİM

yeni başladığım bir kaç dizi var vakit buldukça onları da izlemeye çalışıyorum. genelde yabancı dizileri izleme vakitlerim Harun Emiri sallarken uyuyana kadar ki vakit oluyor. Türk dizilerini de gününde kalk otur yarım yamalak Harun Emir ile izliyoruz işte ama olsun :)))
Michael Emelson için başladım aslında bu diziye lostta ki harika performansondan sonra bu dizininde harika olacağını düşündüm ve düşüncemde haklı çıktım. harka bir ajan ve gizem dizisi... ve bu yorumu ilk bölümünü izledikten sonra söyleyebiliyorum. bu yıl ik sezonu...

seksenler dizisi müthiş kadrosuyla bence salı akşamına damgasını vuran dizi oldu. eğlenceli ve ailecek izlenebilecek çok güzel bir dizi...
bu dizisin ise ilk 2 bölümünü izledim. bu yıl ilk sezonu... yıllar önce bir hemişirenin hatası ile çocukların karışmasını ve ailelerin bu duruma alışmasını ve hayatlarındaki değişimleri anlatıyor... ben beğendim...
işte gülse birsel ne demeli ki bu diziye söz bile söyleyemiyorum... izlerken gülmekten öldüğüm bir dizi özellikle orçun benim favorim erkek kardeşim devamlı taklitini yapması da bizi gülmekten kırıp geçiriyor... sadece Açılay karakterinden pek hoşlanmadım kadar...

tugbatugba

14 Şubat 2012 Salı

AKLINDAN BİR SAYI TUT

Harun Emirin yürümesi, Harun Emirin hastalığı, evin işlerinin düzene konması falan filan derken okumayı bayağı bir geri attım. şu an elimde JOHN VERDON/ AKLINDAN BİR SAYI TUT VAR... bu aralar vakit buluyorum çok şükür okumaya başladım. 138. sayfadayım biraz benim için yavaş gidiyor gibi belki de biraz fazla elime alıp bırakmamdan kaynaklanıyor olabilir. neyse bunu kitap bitine toplu yorumda bulunsam yazarın hakkını daha çok vermiş olacağım...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...