5 Kasım 2014 Çarşamba

It's Okay It's Love (2014)

Tür: Melodram,Romantik.
Bölüm sayısı:16 (Daha fazlasını kaldırır türdendi)
Son zamanların en iyi dizilerinden biri.
Kaliteli yapım istiyorum, hep aynı konu, yok mu başka bir dizi konusu dediğiniz olduysa kore dizileri hakkında bu dizi tam da  size göre. 
Oyunculardan bahsetmiyorum bile başrollerdekiler kendilerini kat be kat kanıtlamış üstüne cila çeken insanlar.
Ay dayanamayıp bir ikikelam edeyim   dersem de :)
Gong Hyo Jin için korenini Demet Akbağı demeye karar verdim. Kadın her role çok güzel konuyor. 
Jo In sung için diyebileceğim tek bir söz var. Bir rol adama bu kadar mı oturur. Ya da kaş ve mimiklerle bu kadar mı iyi oynanır bu oyun yahuuuu :)
diyecek başka söz laf yoktur. İzlemem biraz geç oldu tanıtım da öyle...  haliyle 6 ayını geçmiş bir hamile olarak ağırlaştım.


Konusuna gelirsek;
bir evde iki psikiyatır(onlarda normal değil) ,bir taurette sendromlu birde banyoda uyuyan takıntı hastalığı olan çok ünlü bir yazar olursa ne olur. Seyirci hem gülmekten hem ağlamaktan kırılır geçer.

Ji Hae Soo bir hastanede psikiyatır bölümünde çalışmakta ve çok yüksek hayallerini gerçekleştirmek için uğraşmaktadır. Bir gün Jang Jae Yul ile tanışır ve hayatına başka bir pencereden bakmaya ve aşkı tanımaya başlar. Bu arada dizinin bir kısmı hastanede geçer ve bazı nöro hastalıklı insanların durumları göz önünde bulundurulur. Çiftimiz farklı yerlerinden yaralı olsalar da birbirlerine çok iyi gelmektedirler. Fakat Jang Jae Yulun kendinin bile bilmediği büyük bir hastalığı daha vardır.
Düşünmeyin hemen izlemeye koyulun :)  



böylede manyak bu çift :P
tugbatugba

27 Ekim 2014 Pazartesi

BİZDEN HABERLER

Yine kayboldum ara ara kayboluyorum biliyorum ama amaçsız bir yoğunluğum söz konusu... Hamileliğimden dolayı yorgunluğum da...
Blogları da çok gezemedim bu aralar... Ama ufak ufak yeniden  dönüş yapacağım inşaallah...

* Hamileliğimize gelince 24+6 haftalığım 64 kg. bu sıralar aniden kilo aldım belirlediğim hedefe 6 kg ve süre açısından da neredeyse 3 ayım söz konusu umarım belirlediğim kgmı aşmadan hayırlısı ile hamileliğimi de atlatabilirim. Aslında zevkli aylara geldik. Bebeğimi hissedebiliyorum, karnım sen hamilesin diyor, ilk aylarda yaşadığım sorunlar kısmen geçti... Sadece kıyafetlerim olmaz oldu bu sorun oluşturuyor ve sağolsun modacılar bu hamilelere modası geçmiş ürünleri giydirmeye çalışıyor ve ben bunu reddedincede kıyafetsiz kalıyorummmm. Umarım sonuna kadar da sorunsuz bir hamilelik geçiririm.
* İsim konusunu hala düşünüyoruz. Heheh cinsiyetini size söylemedim değil mi Harun Emir'in nasip olursa bir kız kardeşi olacak inşaallah. Detay ultrasona girmeden söylemek istemedim. Geçen  hafta detay ultrasona girip bebeğimizi kontrol ettirdik. Sağlık açısından teknolojinin verdiği sınıra kadar bir problem gözükmedi. Umarım bir sorunla da karşılaşmayız inşaallah.  
Yani kız isimleri arıyoruz a dostlar. 
* Harun Emir kreşe devam ediyor. Oldukça alıştı, yemek yemeğe başladı( bu yemek ve kreş konusunu  ayrıca üst başlık olarak yazacağım. Çünkü yeme problemi olan bir çok çocuk var biliyorum yalnız değilim...) ve artık ev ona az geliyor. Şu an tek derdimiz hasta olmaması için uğraşmamız  yan ürün ve de şuruplarla takviye ederek önlemeye çalışıyoruz. 
* Bu Hafta kuzenim evleniyor. Kuzenlerimle bir bahçede aynı evde büyümüş gibi büyüyünce kardeş gibi oluyor insan. Bu hafta  Kına ve nikahımız var. Haftaya da elazıgda düğün maalesef elazığa durumumdan dolayı katılamayacağım. Ama Allah nasip ederse kına ve nikaha bomba gibiyiz inşaallah. Kumaşlarımdan birisi kına için dikiliyor bile. 

*  Havalar soğudu. Bugün İstanbul fena yağmurlu ve karanlık  en azından bizim buralar böyle. Ama yinede herkese hayırlı haftalar diliyorum. Mutlu olun, umutlu olun, gülün...  canınız sıkkınsa çikolata yiyin :) sıcak bir kahve için yanına çikolatalı bir kek götürün. Bugün kütüphanenizin karşısına geçip rastgele bir kitaın rastgele bir satırını seçin ve okuyun sonra gülümseyin :) hehehe çok romatik oldu havadan havadan :)
tugbatugba

15 Ekim 2014 Çarşamba

Erişilmesi En Zor Yerlerin Hijyeni için 7'li Püskürtme Sistemli Domestos

Temizlik ve düzen konusunda ne istediğini bilen, tertipli ve özenli bir ev hanımı olduğumu söyleyebilirim. Atalarımızın "Alet işler el övünür" sözündeki gibi, temizlikte de istenilen sonucun etkili ve kısa sürede alınması için, öncelikle doğru ürünlerin kullanılması, bence en önemli noktalardan biri...

Bu uğurda eskiden çocukluğumuzda, annelerimizin hijyen sağlamak için sık sık kullanmak zorunda kaldığı çamaşır sularının o ağır kokusunu düşündükçe, şu anda aslında ne kadar şanslı olduğumuza bir kere daha anlıyorum.. Eski çamaşır suları gibi kokmayan, Domestos’un deterjan katkılı ultra yoğun çamaşır suyu, temizliğe harcanan zamandan da tasarruf sağlayarak, bu işi çok daha keyifli hale getiriyor.



Özellikle tuvalet temizliğinin ne kadar önemli olduğunu, özenli hanımlarımız iyi bilirler. Örneğin; klozetlerin ulaşılması güç yerlerine, ne kadar uğraşsanız da kolay kolay müdahale edemezsiniz. Şimdi görüyorum ki işin uzmanı Domestos, yine bir ilke imza atarak "Domestos 7'li Püskürtme Sistemi" diye bir ürün çıkarmış. Özel olarak tasarlanan kapak dizaynıyla, tazyikli şekilde 7 ayrı delikten kolayca geniş bir alana yayılan ürün sayesinde, erişilmesi en zor olan yerlere bile zahmetsizce ulaşıp, oradaki mikropları da öldürüyor.



"Yaz Güneş" ve "Fırtına Gücü" adlı iki farklı koku alternatifi de sunan, özel tasarım kapaklı Domestos 7'li Püskürtme Sistemli bu hijyen sağlayan ürün sayesinde, klozet ve duvar gibi dikey yüzeylerde gizlenen mikroplara, artık buralarda barınma şansı bırakmıyor.



İçerik: www.usengecsef.blogspot.com
Bir boomads advertorial içeriğidir.

22 Eylül 2014 Pazartesi

Btooom!




Çok uzun zamandır anime izlemiyordum. geçenlerde bir filmi ararken Btoom adlı animeye denk geldim. kendisinin mangası da varmış. 2. sezonun gelmesi uzarsa seriye mangadan devam edeceğim galiba...
Ryota dünyaca ünlü bir savaş oyununda 10. sıraya yükselmiştir. Gerçek yaşamla pek alakası olmayan Ryotanın yaşamı tabiri caizse bu oyundan ibarettir. Çalışmayan ailesine yardımı olmayan oyun bağımlısı bir adamdır. Bir gün  kendisini ıssız bir adada bulur. Yanında da bir çanta... Aynı oynadığı Btoom oyunundakilere benzeyen bombalar çantasının içerisindedir. Hiç bir şey hatırlamayan Ryota bu ıssız adadan kurtulmak için yol arar ama onu yollayanların amaçları oyunu gerçek hayata döndürüp rant elde etmektir. Adadan kurtulmanın bir yolu vardır. O da elindeki bombalarla oyundaki gibi insanları öldürüp ellerindeki çipleri toplamak.

Çipler 8 adet olduğunda adadan kurtulabilecektir. Ama Ryota adada yalnız değildir birbirinden değişik insan ve karekterle adaya sıkışıp kalmıştır. Hatta adada oyunda sanal olarak evlendiği Himiko bile vardır. 12 Bölümden oluşan animenin şu an 2. sezonu beklenmekte. Animeden ben hoşlandım aksiyon severler de hoşlanacaktır. Tabii oyun bağımlıların da çıkarcağı bir çok ders de mevcut... Bu arada animenin Imdb puanı7,4...
tugbatugba

17 Eylül 2014 Çarşamba

The Hunger Games Mockingjay Trailer Part 1


Açlık Oyunlarının sıkı takipçisi olduğumu bilen bilir. Kitaplarını büyük bir heyecanla okuyup çevremde az tartışmadım Gale mi yoksa Peeta mı yoksa başka birimi diye... Haydi bir de filmleri bitirip şu dosyayı kapatalım dedik demesine ama adamlar işi Harry Potter ve Alacakaranlık  işine çevirdiler uzatıp duruyorlar. Son kitap Alaycı Kuş iki bölüm halinde gösterime girecekmiş. Bir yandan sevinsemde(ki son kitap bayagı bir detaylıydı) bir yandan bu konuyu bitiremediğim için gıcıklar kapıyorum.Birinci bölümler genelde filmin geçiş detaylarından ibaret olduğu için bu yıl filmden pek birşey bekleyemiyorum. Gene de merak işte... Son darbeyi haliyle İkinci bölüm devam filmi vuracaktır. Anlayacağınız Açlık Oyunları serisi 2015 e kadar bize karın ağrıları oluşturacak... 21 Kasım 2014 de 1. bölümü vizyona girecek olan filmin 2. bölüm devam filmi ise 20 Kasım 2015 de girecekmiş. Hadi bakalım hayırlısı...
tugbatugba

11 Eylül 2014 Perşembe

Aynı Yıldızın Altında

Bu aralar cümleten aynı filmi izlesek de bir tanıtım postu da benden gelsin ahhaha reklam postu gibi sıraya dizildik :P

Seri kitapları seven ben Uyusumsuz filmini beğendiğimi söylemiştim değil mi! 
Bu filmde de uyumsuzda ki  aynı oyuncular (uyumsuzda abi/kardeş olan oyuncular) oynuyor. Filmi ilk açtığımda yahu başka oyuncumu kalmadı üst üste adamlara film çevirtiyorsunuz desem de iyiki de aynı oyuncular oynamış olarak bitiriyorum filmi. 
Ve son cümlem yahu niye ben bu kitabı okumadım ah tugba daha çok kitap okumalısın cümleleri ve keşkeleri ile yolculuyorum...

Aslında filmin ana teması yaşamak ile alakalı... vakitsizlikle de, Sevgi ile de, ailelerin yaşadığı umutsuzluk ve de umutla da... İki gencin yaşama tutunması ile de ya da hastalıklarını kabullenip öleceklerini bilmelerindeki yükle de... Son arzularlala da alakalı... Aşk İle de... ve böyle devam eden ve aslında bu filmin bir çok ana temasının olduğunu düşündüğüm odacıkları da var. 
tugbatugba


10 Eylül 2014 Çarşamba

İZLEMEYE BAŞLADIĞIM 2 KORE DİZİSİ

Uzun zamandır kore dizisi izlemiyorum daha doğrusu şöyle gönlümü fetheden işte buradayım gelde beni izle diyen bir dizi bulabilmiş değilim. 
İki gündür araştırma yaparken üç diziye rast geldim birini daha ilk bölümün  yarısında bırakıp ikisine devam etme kararı aldım.

Surplus Princess

Hanımlar konunun başındayken söyleyeyim hafta da bir kez yayınlanan bir dizi ile karşı karşıyayız. 
Konusuna gelince Ha Ni bir deniz kızıdır. Ama öyle bildiğiniz denizlerde yüzüp saf saf bakınan cinsten değil. Cep telefonu olan internette devamlı sörf yapan moda anlayışı olan bir deniz kızı. Bir adama aşık olur ve insan olmaya karar verir ama işler hiç istediği gibi gitmez. İnsan olmak için iksiri içer içmesine ama 100 gün içerisinde gerçek aşkı bulması gerektiğini bilmeden balıklama dalar iksire. Deniz kızı da olsa balık işte... 
işsizlerin kalmış olduğu bir evde yaşamaya başlar bu arada hem insanlarda tecrübe etmek istediği şeyleri yapar hem de gerçek aşkı aramaya koyulur. Kızımız biraz safçadır. Eh o da normal sonuçta bir deniz kızı... 
Şu ana kadar 5 bölüm yayınlanmış durumda. Komik ve de iyi gidiyor birazcıkkk yavaş ilerlediğni söyleyebilirim ama espiriler birazcık da olsa kurtarıyor bölümü. Bu arada esas oğlan da tam belli değil. İlk defa... yada bunca insan bir esas olanı bulmadık yaaa  tuh yazık bize yahuu..
Eğer dizi arayışındaysanız bence bir göz gezdirin derim...
detaylı bilgiyi artık dizi bitince yazarım...



It's Okay It's Love

Gong Hyo Jın'i sevdiğimi biliyorsunuz. Bu diziye sırf bu hatun ve dr dizisi olduğu için başladım. İlk böllümünü izleyip bu yazıyı yazsamda. İlk bölümden güzel bir dizi olduğunu söylemeliyim tabii diğer bölümleri izleyip bakıp göreceğiz. 
Dizinin konusuna gelirsek  bir üniversitede psikiyatır doktoru olan Ji Hae Soo ve yazar (manyak olduğunu düşünüyorum) Jang Jae Yul'un bir tv programında karşılaşmışlardır. ve pek çok da karşılaşacaklarını gözlemlediğim dizi ilk bölümünden beğendiğim diziler arasında yerini aldı. Şu an 14 bölüm yayınlanan dizi 16 bölümde sonuçlanacaktır. Dizinin ayrıntısını artık izledikten sonra yazacağım.


Discovery Of Romence


İlk bölümünde uyuz olup bıraktığım bir dizi.
Zaten sırf Sung Joon Hatırına başladığım dizide Jong Yoo miye uyuz olup ki başka bir dizide de aynı karakterdeydi (ı Need Romence 2012)  bırakmış bulunmaktayım. Sung Joon bile kurtaramaz bu diziyi...
 tugbatugba








2 Eylül 2014 Salı

Beverly Hills




Bu sıralar aklıma eski filmler ve çizgi filmler geliyor. Nedendir bilmem yemek yaparken de Beverly Hills geldi. Güldüm kendi kendime yahuu yemek yaparken gele gele aklına bumu geldi diye :) 

Çocukluğumda ne çok izlerdik Beverly Hills'i. Benimle yaşıt olan herkes de yani 90larda çocuk olan herkes eğlenerek izlerdi bu çizgi filmi. Tuhaftılar devamlı ya sahildeler yada partidelerdi, mıyış mıyış otururlardı yada eğlenirlerdi  ama okuldan ve ödevlerden arta kalan kısımlarda o bize tatil gibi gelirdi.
  
Birde arkası havuzlu arabaları vardı. Heheh eskiden ne heves etmişimdir o arabaya.
Baş düşman güzel kadın Bianca... Şöförünün aşkını kullanıp kötülük yapardı.  Genelde kötü kadınlar sarışın olur ama buradaki kötü kadın esmerdi. Ne güzel çizgi filmdi o :) 

Bir de süper başlangıç müziği vardı. Müziği duyar duymaz tv başına geçerdik.

31 Ağustos 2014 Pazar

Bu hafta Ben ve Kürk Mantolu Madonna

Az da olsa okumuyor değiliz... 
Eylül'ü okuyorum bu ara...

Bu kare Hafta sonundan çatalca ormanlı sahilinde yamaç paraşütü yapanların aşağısında oturup dalgaları izleyen, denize giren eşe 'bak çok uzaklaşma zaten dalga var' diye uyarılarda bulunan bana ait.

Bu hafta evde büyük temizlik vardı. Temizlikten sonra içilen kahve candır. 

Bir çoğumuz gibi Sabahattin Ali'yi bu kitabıyla tanıdım. Ne kitaptı ama bir ara fazla heyecanlanmadım desem yalan olur. Bu tarz kitapları seven ben için; içinde biraz Acımak kitabını, biraz Mai ve Siyah kitabını buldum ya da onların bende uyandıran duygularını.Hoş bu kitapları okuyalı yıllar yıllar  oldu ama!
Kürk Mantolu Madonna'dan sonra Sabahattin Ali kitaplarını mutlaka okumalıyım hissi uyandı bende ve yalnız olmadığımı da biliyorum...
Kitap beni öyle zevklendirdi ki bir ara kahvemi alıp bahçelere attım kendimi. Sefa yapacaktım ama  arıların hışmından çok fazla oturamadım...
(resimler instagramdan alınma)
instagramdan takip etmek isterseniz oradaki adım tugbayugba
tugbatugba



22 Ağustos 2014 Cuma

Is Pyaar Ko Kya Naam Doon Capsları


Kushi ile aşklarını birde Arnavdan dinleyin...






















Ne tür bir Aşk hikayeleri vardı ki onların :P
Bir kez daha hatırlamak istedim...
tugbatugba


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...